Prof. Dr. Zafer Kurugöl: Koronavirüs aşısız çocuk ve gençlerin hastalığı oldu

"Ağır vakaların birçoğunun anne ve babası aşısız"

© REUTERS
Prof. Dr. Zafer Kurugöl: Koronavirüs aşısız çocuk ve gençlerin hastalığı oldu

İzmir'de Ege Üniversitesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zafer Kurugöl, son dönemde Koronavirüs'ün aşısız çocuk ve gençlerin hastalığı haline geldiğini söyleyip, İsveç'te yapılan bilimsel bir araştırmanın aşının önemini ortaya koyduğunu açıkladı. Kurugöl, "Ağır vakaların birçoğunun anne ve babası aşısız

Eğer anne babalar aşılı olsaydı, bu çocuklara enfeksiyon bulaşma riski daha az olurdu. Ev içi bulaşı önlemenin en etkili yollarından biri, aile bireylerinin aşılanması" dedi.

Prof. Dr. Kurugöl, son dönemde çocuklardaki Koronavirüs vaka artışlarına dikkati çekti. Salgın başladığında vakaların yüzde 1'inin çocuk olduğunu belirten Kurugöl, "Temmuz ayında bile bu oran yüzde 6 civarındaydı

Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca'nın açıklamalarına göre, ekim ayında Türkiye'deki vakaların yüzde 35'inden fazlası çocuk

Yani temmuz ayından bugüne çocuk vakalarda 6 kat, yüzde 600 artış oldu. Türkiye'de her gün ortalama 10 bin çocuk Covid-19'a yakalanıyor.' Gençleri de katarsak, ülkemizde her gün 15 bin çocuk ve genç hastalanıyor demektir.'' değerlendirmesini yaptı. 

''Bu grupta hastalık nispeten daha hafif seyretse bile hastalığın yayılmasında çok önemli rol oynuyor''

Kurugöl sözlerine şöyle devam etti:

''Bu grupta hastalık nispeten daha hafif seyretse bile hastalığın yayılmasında çok önemli rol oynuyor. Bu nedenle 12 yaş üstü çocuk ve gençlerin aşılanması önem kazanıyor. Gençlerimizin aşılama bilincini artıracak, aşılanmalarını kolaylaştıracak önlemler almak gerekli

Okullarda Covid-19 ile ilgili eğitimler yapılabilir, lise ve üniversitelere Covid-19 aşı merkezleri kurulabilir. Son zamanlarda vaka artışına paralel olarak, hastane yatışı ve yoğun bakım gerektiren, entübe edilen ağır çocuk vakalarda belirgin bir artış oldu

Bu olumsuzluğu yaşamamak istiyorsak, 12 yaş üzeri çocuklarımıza lütfen aşı yaptıralım. Son aylarda Covid-19, aşısız olan çocuk ve gençlerin hastalığı olmaya başladı. Çocuklar ve gençler, bizim ülkemizde de Covid-19 hastaları arasında önemli yer tutuyor" ifadelerini kullandı.

''Bir aile içinde aşılı sayısı ne kadar fazlaysa enfeksiyon riski o kadar düşüyor''
İsveç'te yapılan bir araştırmaya dikkati çeken Prof. Dr. Kurugöl, "Bu çok çarpıcı bir çalışma. Araştırma, geniş bir grupta yapıldı. 1 milyon 790 bin kişide yapılan araştırmaya göre; bir aile içinde aşılı sayısı ne kadar fazlaysa enfeksiyon riski o kadar düşüyor

Aile bireyleri aşılıysa yüzde 45 ila 97 arasında bulaş riskinin azaldığı ortaya koyulmuş. Bu şu demek; eğer siz aşılanırsanız, çocuklarınızı da koruyorsunuz. Ebeveynler hem kendileri aşılanmalı hem de çocuklarını aşılamalı. Bize gelen ağır vakaların birçoğunun anne ve babası aşısız. Eğer anne babalar aşılı olsaydı, bu çocuklara enfeksiyon bulaşma riski daha az olurdu. Çocuklar için bulaş riskinin en önemli olduğu yer ise ev içi bulaş

Okul çevresi ve toplu taşıma araçları da önemli. Ev içi bulaşı önlemenin en etkili yollarından biri, aile bireylerinin aşılanması. Anne, babalar küçük çocuklarını korumak adına da aşılanmalı" ifadelerini kullandı. İlerleyen zamanlarda aşılama yaşının 5'e düşmesini beklediklerini söyleyen Kurugöl, "ABD'de Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) Biontech aşısının 5-12 yaş grubuna yapılmasına onay verilmesini önerdi" dedi. (DHA)

SIRADAKİ HABER