23 Haziran seçimleri yenilginin başlangıcı oldu

Bilindiği üzere 31 Mart belediye seçimlerinde AKP başta büyük şehirle olmak üzere birçok yerde önemli bir kitle kaybı yaşadı. Yıllarca Ankara ve İstanbul belediyeleri AKP'nin elindeydi. Ankara ve İstanbul belediyelerini kaybetmek

© AA
23 Haziran seçimleri yenilginin başlangıcı oldu

AKP için büyük bir kayıptı ve bu yenilgiyi kabullenmedi. YSK, İstanbul seçimlerinin tekrarına karar verdi. İstanbul'da
oylar defalarca sayılmasına ve sayımlarda bir hata olmadığının anlaşılmasına rağmen, seçimin özelliklede İstanbul'da 
tekrarına, birçok çevrenin hatta uluslararası çevrelerin karşı çıkmasına rağmen, tekrarlandı. 31 


Mart'ta 15000 fark 
vardı. 23 Haziran'da da bu fark 50 misli çoğaldı, fark neredeyse 800000'e çıktı. Seçimler henüz devam ederken, 


Ekrem İmamoğlu ara bir farkla önde gidiyordu ve bu esnada bile Binali Yıldırım, İmamoğlu'nu tebrik etmiş başarılar 
dilemişti. 

Yani Binali Yıldırım, daha seçimler devam ederken bile, kaybettiğini, kaybedeceğini görmüştü. AKP aslında ilk yenilgisini 


7 Haziran 2015'de almıştı. 7 Haziran 2015'de gerekli çoğunluk elde edilemedi, koalisyona gidilmesi gerekiyordu. Günler 
ve haftalar geçmesin rağmen, koalisyon hükümeti kurulmadı, seçimlerin yenilenmesine karar verilmişti. 7 Haziran'da 


HDP 80 vekille büyük bir zafer kazanmış, mesliste üçüncü parti olmayı başarmıştı. HDP'nin 80 vekil kazanmasını, AKP 
bir türlü hazmedemiyordu, tehditler savuruyordu. Seçimlerin Kasım'da tekrar edilmesiyle, devletin imkanlarını arkasına 
alarak ve türlü hilelerle AKP tekrar hükümet oldu. AKP uzun süre hükümet olduğu için kendisini devletin ve ülkenin 
tartışmasız sahibi, Erdoğan'da kendisini milli reis olarak görüyordu. 


Yıllar geçtikçe, AKP'nin büyük bir kitle kaybına uğradığı son belediye seçimlerinde iyice açığa çıktı. İstanbul seçimlerinin 
tekrarı, AKP'nin yenilgisini tam olarak gözler önüne serdi. Aslında İstanbul seçimlerinin tekrarı bir bakıma iyi oldu. Çünkü 
orta büyüklükte bir şehrin nüfusu kadar bir kitle kaybı yaşadı. Demekki 31 Mart'ta AKP'ye oy verenlerin bir bölümü, 


İmamoğlu'nu tercih etti. Tabiki İstanbul seçimlerinde Kürtlerin oyları aslında Ekrem İmamoğlu'nun kazanmasında 
belirleyici oldu. Bu seçimi genellikle demokrasi bloku kazandı yorumları yapılıyor, ki doğru bir tespittir. Kürtler ve demokrasi 
bloku desteklemeseydi, Ekrem İmamoğlu kazanamayabilirdi. AKP'nin, devletin kurumlarının hiç kimsenin tekelinde olmadığını 
bilmesi gerekiyor. Yıllarca AKP'ye oy verenler bile, AKP'den uzaklaştılar.


İnsanların, mevcut iktidardan haklı olarak çeşitli beklentileri var. Hükümet bu talepleri ve beklentileri karşılayacak gücede 
kendi doğaları gereği sahip değiler. Son 37 yıldır ceplerini şişirmeyen hükümet kalmadı. Cep şişiren hükümetlerin başında da 


AKP geliyor. Yani devlet arpalığınndan vazgeçmek öyle kolay olmuyor. Yıllarca devlet ortamından dışlanan siyasal İslam, devlet 
eliyle iktidara taşınınca ve yıllarcada devletin destek ve gücüylede iktidarda durunca, biz neydik ne olduk havasına kapıldılar, 
devletin sahibi biziz dediler. Bundan dolayı ne kitle kaybını, ne kaybetmeyi nede seçimlerde çoğunluğu elde edememeyi 
hazmedemediler. Son İstanbul seçimleri AKP'yi iyiden iyiye sarstı, feleğini şaşırttı. Erdoğan ve 


Yıldırım'ın yüz hallerine bakıldığında, 
yenilginin acısını yaşadıkları netçe görülüyor. Yıllarca çeşitli vaatlerle halktan oy aldılar ama kaşıkla verip kepçeyle al siyasetinin 
en kurnaz uygulayıcıları oldular. AKP'nin oynadığı oyunları ve çevirdiği dümenleri, Türkiye tarihinde başka bir parti yapmadı 
diyebiliriz. Bazı şeyler yapacakmış gibi görünüp, halkı beklentide bırakma ve parsayı toplama siyasetini yıllarca uyguladılar.


AKP kendi aralarında bile bölünme yaşadılar. Başını eski cumhurbaşkanı Abdullah Gül'in çektiği bir grup siyasetçi, AKP'den ayrılıp,
adı Huzur Partisi olan, yeni bir parti kurdular. Halk aş ve iş istiyor, memleketin sorunlarının çözümünü ve yoksulluğun bitmesini 
istiyor. Ancak AKP hükümeti sürekli iktidarda kalmanın ve rant elde etmenin hesaplarını yaptı. 


Bu halkın sabrı artık taştı taştı, 
tekrarlanan İstabul seçimlerinde, AKP'ye gereken dersi ve ayarı verdiler. Erdoğan, kendisi ''İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder'' 
demişti. İstanbul'u kazanmak için kanunları ve yasaları hiçe saydılar, İmamoğlu kazanmasına rağmen, seçimleri iptal ettiler. 


Türkiye'yi kazanmak için, İstanbulu kazanmaları gerkiyordu. İşte bundan dolayı seçimler bile bile haksız yere iptal edilmişti.
Ancak sular bitiyor ve gemi karaya vuruyordu. 23 Haziran, AKP iktidarı için sonun başlangıcının startını vermiştir. Yarınlar 
demokrasinin ve yeni bir yaşamın filizleneceği yarınlar olacaktır. Bir ülke bir partinin iktidarının tekelinde değildir, olamaz...
Kemal Söbe

SIRADAKİ HABER