ABD’nin kararı ve Rojava’da beklenenler

ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye'de bulunan askeri varlığını çekme kararının ardından Batı Kürdistan’ın (Rojava) durumu dünya ve özellikle Kürt kamuoyunda tartışılmaya devam ediliyor.

© REUTERS
ABD’nin kararı ve Rojava’da beklenenler

ABD’nin Suriye’den çekilmesinin ardından Rusya, İran ve Türkiye denkleminde Rojava’yı nelerin beklediği ve Kürtlerin durumunun nasıl olacağı konuları Kürt kamuoyunda sıcak gündem maddesi.

K24’e değerlendirmede bulunan Kürt akademisyenler, olası senaryoları ve Kürtlerin atması gereken adımları değerlendirdi.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), City University of New York, John Jay College’da Sosyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Mücahit Bilici, Rojava’nın Kürdistan’la ittifak yapması durumunda bölge devletlerinin kendilerine saldırma ihtimalinin olmayacağını belirtiyor:

“Kürtler diğer Kürtler ile dayanışma terbiyesini kazanmadıkça Kürt olmayan güçlerin Kürtlere saygı göstermesi hem haksızlık olur hem de sonuçsuzdur. Dış politika realist olmaya mecburdur. Büyük güçlerin desteğini aldığında yahut kucağına özgürlük imkânı düştüğünde, tek başına ayakta kalabilmenin hazinlik ve yatırımını yapman gerekir. İdeolojik saplantılar ve yanlış gündemler tarihin açtığı bazı fırsatların kaçırılmasına sebep olabiliyor.

Sadece Güney Kürdistan ile Rojava ittifak edebilseydiler, hiçbir bölge devleti onlara saldıramazdı. Düşmanlık eden devletlerden en az birini dost olmaya zorlamış olurlardı. Kendine sahip çıkmayana başkaları sahip çıkmaz. İstese de sahip çıkamaz. Trump yönetimi ile ilgili şunu söyleyeyim: Kendi kabinesindekilerin bile kendisine gerizekâlı dediği talihsiz bir siyasetçi. Trump’ın kararları sonuçları itibariyle önemli ama arkasında bir derinlik aranmamalı.”

“ABD VE RUSYA KÜLTÜREL OTONOMİ ÜZERİNDE ANLAŞMIŞ”

Siyaset bilimci Doç. Dr. Ekrem Önen de ABD’nin Suriye’den çekilme kararı ile birlikte Suriye’deki sürecin yeni bir aşamaya geçtiği görüşünde.

Önen, “Trump’ın yeni kararı ile Suriye yeni bir sürece girdi. Buna Rusya, Türkiye ve İran da dahil oldu artık. Bence Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna müdahale etme durumu ortadan kalktı. Çünkü Türkiye’nin müdahalesi ABD’den öte Rusya’nın da işine gelmiyor. Rusya, Suriye rejiminin Fırat’ın doğusuna girmesini istiyor. ABD de Türkiye’nin bölgeye girmesini istemiyor. Amerika’nın bu kararı Türkiye’nin sadece Fırat’ın doğusundan değil Afrin ve diğer bölgelerden de çekilmesine yol açacak diye düşünüyorum. Yalnız Erdoğan hükümeti seçim yatırımı olarak seçime yakın bir tarihte bazı sınırlara top atışları yapabilir” değerlendirmesinde bulundu. 

“ABD ile Rusya’nın, Kürtler için kültürel bir otonomi üzerine anlaştıklarını düşünüyorum” diyen Önen, şöyle devam etti:

“Zaten şu anda Kürtlerin düştüğü durumdan dolayı ancak kültürel haklar elde edebilirler. ABD ile Rusya’nın, Kürt bölgesindeki idareyi sadece PYD’nin denetimine bırakmayacağını da düşünüyorum. Bunlar ENKS’nin ve diğer grupların da içerisinde olmasını gerekli gördükleri bir kültürel otonomi istiyorlar. Çünkü sadece PYD’nin denetiminde kurulacak bir idare, ABD’nin de Rusya’nın da işine gelmeyecektir.  Bence PYD’nin olduğu bölgeler rejime teslim edilecek. Bunu ABD de istiyor Rusya da istiyor.”

“ÇEKİLMEDEN EN ÇOK KÜRTLER ETKİLENECEK”

London School of Economics and Political Science’den (LSE) Dr. Mehmet Kurt da Trump’ın Suriye kararının sürpriz olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

“Şimdilik çekilmeden en çok Kürtlerin etkileneceğini söylemek mümkün. Kürt’ler Kobane süreciyle gelen Amerikan desteğiyle birlikte IŞİD’i kendi topraklarından söküp attılar. Bu süreçte DSG hem lojistik hem askeri eğitim ve taktikler konusunda Amerikalılardan çok şey öğrendi. Ama gelinen noktada uluslararası devletlerin ve bölge ülkelerinin insafına kalmış durumdalar. Amerika bir an evvel bölgeden çekilip yerini Türkiye’ye bırakma planları yaparken Rusya’nın ve Suriye yönetiminin tavrı önemli.

Amerika’nın bölgede ağırlıklı bir güç olduğu dönemde Rusya Afrin’de Türkiye’ye yeşil ışık yakmıştı. Ama ABD’nin denklemden çıktığı bir tabloda ne Suriye rejiminin ne de Rusya’nın Türkiye’ye yeşil ışık yakacağını sanmam. Bilakis Türkiye’nin etki alanını küçültmek için şimdiden Minbic civarında yaşanan hareketlenme bize bu sürecin Rusya ve Türkiye’nin arasını açacağını söylüyor.

Türkiye bir süredir oyun bozucu olmaktan kaynaklanan rolünü iyi oynadı ve sahada ciddi kazanımlar elde etti. Fakat bu kazanımları kalıcı hale getirmek, işgal ettiği bölgelerde otoritesini sağlam ve meşru kaynaklarla ihdas etmek ve Özgür Suriye Ordusu adı altında bir araya getirdiği çok yapılı unsurları kontrol altında tutmak zorunda. Kütlerin kazanımlarını yok etme motivasyonuyla heves edilen yeni pozisyon istenildiğinin tam aksine sonuçlar yaratabilir.”

“KÜRTLER İDEOLOJİK ÇIKMAZLARLA TRENİ KAÇIRDI”

“Türkiye Suriye içlerinde bir bataklığa saplanıp yıllarca orada kayıp vermeye devam edebilir” diyen Dr. Kurt, şu yorumda bulundu:

“Şüphesiz Fırat’ın doğusundaki yeni tabloda Kürtlerin diplomasi becerisi ve ne kadar gerçekçi planlar yapacağı belirleyici olacak. Şimdiye kadar diplomaside iyi sınavlar veremediler. Dahası demokratik otonomi konseptini uygularken ütopik ve Ortadoğu gerçekliğinden kopuk hayallerin peşinden çok kayıp verdiler. Amerika korumasının olmadığı bir ortamda kendi öz kaynaklarıyla ne kadar etkili bir şekilde direnebilecekler emin değilim.

Henüz bir öngörüde bulunmak için erken ama Kürtlerin önünde sınır kontrolünü Suriye rejimine bırakmak ve Rusya’nın öncülüğünde girişilen yeni anayasa taslağında bazı temel hak ve hürriyetlerini güvence altına almaktan başka çare yok gibi görünüyor. Bu güçlerin birinin desteğini almadan Türkiye’yle girilecek bir çatışmada ciddi bir insani trajedi ihtimali mevcut. Anlayacağınız Kürtler bu sefer de ideolojik çıkmazlar ve lider kültü nedeniyle kalıcı kazanım ve özgürlük trenini kaçırdılar.”

ASLAN: ABD’NİN ÇEKİLME KARARI GERÇEKÇİ DEĞİL

“ABD’nin askerlerini Suriye’den çekme kararına kuşkuyla bakmak gerekir. Afganistan’da defalarca bu simülasyon ile dünyayı yanılttı” diyen yazar Yakup Aslan’a göre Trump, iç kamuoyunda üzerinde yoğunlaşan baskıyı hafifletmek için böyle bir karar aldı:

“ABD, Suriye sınırları boyunca askeri üsler kurmaya başladığı ve aynı şekilde YPG’yi eğitip donattığı bir zamanda askerini çekeceğini ve IŞİD ile mücadeleyi ABD Kongresi’nin sert eleştiriler yönelttiği Türkiye’ye bırakacağını söylemesi dünyada şaşkınlıkla karşılandı. Ekonomide çok fazla sıkışmış durumda olan Trump, gündemi değiştirmek, toplumuna sempatik görünmek, aleyhinde açılan davalardan algıyı uzak tutmak amacıyla, destekledikleri Kürtleri, İran, IŞİD ve Suriye denkleminde agresif bir kararla propaganda amaçlı olduğu kuşkusunu doğuran bir çıkış yapmıştır.

ABD’nin çekilmesiyle Suriye, Rusya ve İran’ın yeni angajmanlar içerisinde boşalan yerlere Türkiye ve ona bağlı paramiliter güçlerin yerleşmesini tolere edebileceğine ihtimal vermiyorum. Aynı şekilde ABD’nin Suriye’den çekilmesinin, Türkiye’nin elini tamamen zayıflatacağı ve Suriye rejiminin Türkiye tarafından organize edilen silahlı cihatçılara operasyonlar düzenleme ihtimali de yüksektir.”
K24 Cesim İlhan

SIRADAKİ HABER