AB’ye üyelik mi, yeni rota mı?

Birçok ülkenin Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğine karşı

© IMAGES
AB’ye üyelik mi, yeni rota mı?

Birçok ülkenin Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğine karşı çıktığı, dolayısıyla Türkiye’nin AB üyeliğinin zor olduğu belirtilirken, diğer yandan Türkiye’nin Doğu bloğuna yöneleceği görüşü de dile getiriliyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin istişare toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyeliği sürecine değinmişti.

AB’ye tam üyeliğin Türkiye’nin 1963’ten beri arzu ettiği bir statü olduğunu belirten Erdoğan, AB’yi “tutarsız politika izlemekle” eleştirerek, şu ifadeleri kullanmıştı:

“Biz, tüm yükümlülüklerini ifa etmiş, tüm sözlerini tutmuş bir ülke olarak Avrupa Birliği'nin de aynı tavrı göstermesini bekliyoruz. Avrupa Parlamentosu başta olmak üzere Birlik organlarından ülkemize yönelen eleştirilerin mesnedi olmadığını bizim kadar onlar da biliyor. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin geliştirilmesi veya sonlandırılması konusunda bir adım atılması gerekiyorsa bunu yapacak olan artık Avrupalılardır. Türkiye'yi beğenmiyor musunuz, istemiyor musunuz? 'Tamam artık biz yolları ayırıyoruz' deyin, işleri bitirin.”

Erdoğan’ın AB’yle ilgili sözlerini değerlendiren Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Nail Alkan, Türkiye-AB ilişkilerinin 31 Temmuz 1959’da başladığını ve Türkiye’nin 60 yıldır bu oluşuma üye olmak için uğraştığını söyledi.

K24’e konuşan Prof. Dr. Alkan, şunları söyledi:

“Türkiye bunca yıllık süreçten sıkıldı ve artık bunun açıklığa kavuşmasını istiyor. AB, Türkiye’deki iç meseleleri sürekli Türkiye’nin önüne getiriyor. Üstelik Almanya ve Fransa gibi birçok AB üyesi ülke ve sivil toplum örgütü de Türkiye’nin üyeliğine karşı duruyor. Bu yüzden Türkiye’nin AB üyeliği zor görünüyor.”

K24’e konuşan Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Başkanı Prof. Dr. Seyfettin Erol ise, Türkiye ile Batı ülkeleri arasındaki ilişkilerin bozuk olduğunu söyledi.

Türkiye’nin AB ülkeleri yanı sıra ABD ve İsrail’le de ilişkilerinin kötü olduğunu dile getiren Prof. Dr. Seyfettin Erol, şunları söyledi:

“ABD’yle çeşitli konularda sıkıntılar ve İsrail’le de Golan Tepeleri konusunda sorunlar var. Türkiye Batı ülkeleriyle tıpkı Çin ve Rusya ilişkilerinde olduğu gibi ticaret hacmini arttırmak istiyor ve giderek ilişkilerini bu yönde sağlamaya çalışıyor.”

AB - TÜRKİYE İLİŞKİLERİ

Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun (AET) 1958 yılında kurulmasından kısa bir süre sonra Türkiye, 31 Temmuz 1959'da Topluluğa ortaklık başvurusunda bulundu.

AET Bakanlar Konseyi, Türkiye'nin yaptığu başvuruyu kabul ederek üyelik koşulları gerçekleşinceye kadar geçerli olacak bir ortaklık anlaşması imzalanmasını önerdi. Söz konusu Anlaşma 12 Eylül 1963 tarihinde imzalanmış ve 1 Aralık 1964 tarihinde yürürlüğe girdi.

Türkiye’de 12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleşen askeri darbe, AET ile Türkiye arasındaki ilişkilerin dondurulmasına yol açtı.

1983’te çok partili seçimlerin yapılması üzerine Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki ilişkiler yeniden canlandı. 14 Nisan 1987 tarihinde Türkiye resmen tam üyelik başvurusunda bulundu. Avrupa Birliği'yle bütünleşmenin ilk aşaması olarak Türkiye 1 Ocak 1996 tarihinde Avrupa Birliği Gümrük Birliği'ne girdi.

Öte yandan Türkiye, AB’ye tam üyelik için müzakerelere 2005 yılında başladı. Tüm başlıklarda tarama süreci tamamlandı. 30 Haziran 2016 tarihi itibarıyla 33 fasıl başlığından 16'sı açıldı, 1 fasıl kapatıldı. 15 başlıkta ise müzakereler devam ediyor. AB Komisyonun tavsiyesi ile 8 başlıkta ise müzakereler kısmen askıya alındı.
Kaynak K24

SIRADAKİ HABER