Anarşistlik ve komünistlik üzerine bazı notlar

Komünistlik demek, halkçılık ve toplumculuk demektir. Komünistler üretim araçlarını, fabrikaları, tarlaları, kısacası her türlü maddi değeri ortak kullanmayı benimsiyor, böyle bir sistem için mücadele ediyorlar. Din tacirleri, komünistlik dinsizlktir diyorlar.

© AP
Anarşistlik ve komünistlik üzerine bazı notlar

Hayır, komünistlik  dinsizlik değildir. Komünistlik her hangi bir millete ve dine inanca ülkeye düşmanlık ta değildir. Kapitalist yamyamların,

komünistliğe yıllardır nasıl çamur attıklarını ve kirletmeye çalıştıklarını biliyoruz. Anarşistlik te  ideolojik öz olarak komünistliğe yakınlığıyla

bilinir ama toplumsal koşullar ne olursa olsun, her hangi bir yönetimin olmasını kabul etmiyorlar. Mülkün ortak kullanımı ve toplumsal

eşitlik yönüyle anarşistlerle komünistler arasında bu yönlü bir fark yoktur ama şu andan itibaren toplum başsız yani yönetimsiz olsun diyorlar. Yani siyasi ve toplumsal koşullar nasıl olursa olsun, devlet ve yönetim olmasın diyorlar.

***                                                                                 ***                                                                          ***

Anarşistlik öyle söylediği gibi, kaosu savunma, ortalığı yakıp yıkma, kırma dağıtma falan değildir. Anarşizm komünizmin daha farklı

bir çeşidi olarak yorumlanabilinir. Anarşizm, toplumun  devlet tarafından yönetilmesine karşıdır, herhangi bir erki, hükümeti, yönetimi

savunmaz ama toplumun tam olarak kendi kendisini yönetmesini savunur. Anarşistler, aslında tam olarak doğrudan demokrasiyi savunurlar.

Mademki demokrasi, halkın kendi kendisini yönetmesiyle halkın tepesine çöreklenen bu asalak yönetim aygıtına ne gerek var. Türkiye'de

demokrasi denince akla sadece seçimlerde oy kullanmak geliyor. Halkın kendi kendisini yönetmesi kendi içinde bir yönetim seçmesiyle olur.

Halkın tepesinde duran, halka baskı ve zulüm yapan bir idari mekanizmanın halk tarafından seçilmesi demokrasi değil, halkın farkına varmadan

kendi bindiği dalı kesmesidir. Baskı ve zulmün bir sisteme dönüştürüldüğü koşullarda yapılan seçimler sadece sisteme taze kan verme işlemleri olmaktadır.

***   

                                                                            ***                                                                            ***

Bugüne kadar yapılan seçimlerin topluma ve ülkeye ne gibi bir faydası oldu? Anarşizmde, komünizmde  yapılan seçimler siyasi partiler

arasında olmaz, halkın kendi arasında olur. Sembolik bir yönetim doğal olarak seçilir ve halkla beraber halktan bir yönetim olarak hareket ederler,

toplumsal yaşamda yerlerini alırlar. Halkın doğal olarak kendi içinde seçecekleri bir komün yönetimiyle halk kendi kendisini yönetir. İşte biz buna

demokrasi diyeceğiz. Her 3-5 yılda 1-2-3 dönem yapılan seçimlerde farklı kişileri seçmek aslında kapitalizmin kendisini demokrat gösterme

kandırmacasıdır. Gerçek demokrasi halkın öz yönetimi olan sistemin kendisidir. Zulmün, baskının, işsizliğin, fakirliğin olduğu bir sisteme

demokrasi demek mümkün değildir. Anaşistler, devletli toplum sistemine karşılar. Çünkü devletin olduğu yerde baskı, zulüm ve emir komuta zinciri vardır.

Emir komuta zincirinin olduğu yerde özgürlük olmaz. ''Her emir özgürlüğün suratında patlayan  bir tokattır' diyor  Mikhaik Bakunin. İnsanların devlet

denen aygıt içinde birbirlerinin karşısında hazır olda durmasını ve birbirlerine emir vermeyi özgürlüğe vurulmuş bir darbe olarak değerlendiriyor, Bakunin.

***

Komünistlerin, anarşitlerin verdikleri mücadele sınıfların olmadığı bir toplumsal düzen içindir. Komünistlerin ve anarşistlerin mücadelesini

''terör'' olarak gösterme işi kapitalistlere aittir. Kapitalist eşkiyalar, özgürlük ve demokrasi mücadelesi yürüten güçleri sürekli terörist ve ülke

düşmanı olarak göstermişlerdir. Peki, Türkye'yi şu anki karanlığa hangi zihniyet ve kimler koydu? Türkiye'yi emperyalistlere peşkeş çeken, ülkeyi

dışarıya borçlandıranlar, savaş çıkaranlar, ülkeyi kan gölüne çevirenler kimlerdir? Son 35-40 yıldır Türkiye'de hükümet olan siyasi partilerden

öncelikle kendi ailesini ve sonrada kendi yandaşlarını paraya boğmayan bir hükümet var mı? MHP, AKP  hatta CHP bile bir rant partileridir.

***

Ülkeyi kimler kötü yönetiyorsa, kimler halka baskı ve zulüm yapıyorlarsa, kimler yolsuzluk yapıyorlarsa onlar TERÖRİSTTİR! Komünist

ve anarşist olmakla gurur duyuyoruz. Kapitalistler tabiki komünistlerden ve anarşistlerden korkacaklardır. Çünkü komünistler ve anarşisler

kapitalistlerin saltanatını sarsacak, iktidarlarına son verecek en dinamik toplumsal kesimlerdir. Komünizmin ya da anarşizmin bir sisteme dönüşmesi

durumunda kapitalistlerin malı mülkü ve saltanatları biter. Kapitalist şeytanların, komünistleri  ve anarşistleri kötü göstermeleri bundan dolayıdır.

Komünistler ve anarşistler halkın dostlarıdır. Kapitalist haydutlarda halkın düşmanlarıdır. Kapitalizm halkın başına musallat olan bir ur gibidir.

Akp ve bu gibi partilerin hepsi sermaye partileridirler. Bunlara aslında parti  demek doğru olmaz. Bunlar halkın başına bela olan bir çete mafya takımıdır.
Kemal Söbe

SIRADAKİ HABER