Din/inanç ve başörtüsü/kıyafet üzerine bir yorum

Bilindiği üzere başörtüsü ve kıyafet meseleside diğer meseleler gibi bir toplumsal mesele olarak sürekli gündemi meşgul ediyor. Hatta bazı çevrelerce en önemli bir sorun olarak görülüyor. Kimileride, başörtüsü olmayanlanları dinsiz ve inançsız olarak görüyor. İnsanların, öncelikle dinin ne olduğunu bilmeleri gerekiyor. Din eşittir hayatın kendisidir, kültürdür, yaşam tarzıdır. Burada temel ilkeler dini kitaplar olarak

© IMAGES
Din/inanç ve başörtüsü/kıyafet üzerine bir yorum

Bilinen kitaplarda yazılıdır. Bütün dinlerin ortak noktası şöyledir: Öldürmeyeceksin, hırsızlık yapmayacaksın, yalan söylemeyeceksin, zina yapmayacaksız, kula hakkı yemeyeceksiz, sömürmeyeceksin, haram yemeyeceksin, kimseyi ezmeyeceksin, kötülük yapmayacaksın şeklindedir. Bu saydıklarımız dinin temelidir, direğidir. Bunları yaşamadan dini yaşayamazsını, yani hayatı doğru ve barış-huzur içinde yaşayamazsınız. Bunlarsız bir hayat bugün üçünde yaşadığımız cehenenem hayatıdır. İnsanlık bugün cehennem hayatı yaşıyor. 

***


Din ve inanç, içinde yaşadığımız yaşamın kendisi olduğuna göre, yukarıda yazılan ve dinin temelini oluşturan ölçülerde iyi bir yaşam içim vazgeçilmez önemde kriterler ve şartlar olmaktadır ve hepside insanların barış ve huzur içinde mutlu ve insanca bir yaşam içindir. Hristiyanlık Roma/Bizans tarafından yozlaştırıldı. İslam/Müslümanlık da, Emeviler tarafında yozlaştırılıp, saray dini haline getirilip, Abbasiler, Eyyubiler, Memlükler, Osmanlılar ve son yüzyıldır günümüzün modern devletleri tarafından afyon olarak kullanılıyor. Din, yaşamın kendisi olmaktan çıkarılıp bir afyona dönüştürülmüştür. Dini doğru yaşarsanız, hayatınız düzelir, barış, huzur, bolluk ve refah içinde yaşarsınız. Ama afyonlaşmış dini yaşarsanız, bugün olduğu gibi cehennem hayatı yaşamaya devam edersiniz. Düşünebiliyormusunuz, 

KUR'AN, İNCİL TEVRAT, ZEBUR, 

Öldürme diyor ama bunlar namaz kılıyorlar, kilisede ve sinagogda Allah dua ediyorlar, sonrada gidip insan öldürüyorlar, kan akıtıyorlar. Kul hakkı yemeyin diyorlar ama bunlar her gün insan haklarını çiğniyorlar, kul hakkı yiyorlar, eziyorlar, sömürüyorlar, zulmediyor. 

***

Elbise giymek medeniyetin gelişmesiyle giyim kuşam olarak ortaya çıkmıştır. İnsan toplulukları farklı çağ ve zamanlarda farklı kıyafetler giymişlerdir. İnsanları hayvanlardan ayırt eden bazı temel değerler var. O temel değerlerden bir taneside elbise ve kıyafettir. Başı açık bir kadın dinsiz olarak görülüyor. Başı-saçı kapalı olan bir kadında dindar olarak görülüyor. Bu baştan sona yanlış bir zihniyettir. Din, insanların örtünmesini emretmiştir. Ama insanlar bunu yanlış anlıyorlar ve yaşıyorlar. Örtünmek deyince, yüzünü, saçını, başını, hatta gözlerini çarlafla kapatmak olarak anlıyorlar. Yani günümüzün başörtüsü anlıyorlar. Örtünmek demek elbise giymek demektir, başını, saçını, kafanı, gözünü kapatmak demek değildir. İnsanlar iklime göre, zamanın ve çağın getirmiş olduğu modaya göre giyinirler, giyinebilirler. Yani dinde sabit bir kıyafet yoktur. Ben 1500-2000 yıl önce yaşasaydım, o dönemin, o zamanın, o çağın kıyafetini giyerdim. Hz İsa, bugün yaşasaydı, günümüzün modern kıyafetlerini giyerdi. Yani din demek hayatın kendisidir ve hayat yerinde durmuyor, gelişiyor, ilerliyor, yenileniyor. Eski zamanların kıyafetlerini giymek dindar olmak demek, din ve inanç sahibi olmak demek değildir. 

***

Hayatı doğru öğreneceğiz ve doğru yaşayacağız. Aklımızı ve mantığımızı doğru kullanacağız, bilimden ve akılcı olmaktan şaşmayacağız. Bilimden ve akılcı olmaktan şaşarsak, karanlıkta yürürüz, doğru yolu bulamayız. Bugün hala Arapların giydiği geleneksel Arap kıyafetleri, çöl ikliminde o dönemler en ideal kıyafetlerdi. Çölde çok sıcak oluyor ve kum fırtınası oluyor, insanlar kum fırtınasından ve çölün kavurucu sıcağında korunmak için, özellikle kadınlar, yüzünü gözünü kapatırlarmış. Tabi bunlar sonradan bir kültüre ve tarza dönüşüyor. İnsanların bunu doğru öğrenmeleri gerekiyor. Bir kadının yazın sıcağında yarım kollu elbise ve şort giymesi, açık olması ve dinsiz olması demek değildir. Bir kadınında şartlar ve iklim ne olursa olsun, başını, saçını kapatması demek dindar olması ve inanç sahibi olması demek değildir. Din o kadar basit birşeymiki saçını-başını kapatmayla dindar, yarım kollu elbise ve sort giymekle de dinsiz olunsun?? İnsan çıplak olmaz, elbise giymek zorundadır ama iklime ve mevsime göre giyinebilir, modaya uyum sağlayabilir. 

***

Eski kıyafetlerde ısrar etmek, özelliklede yönetmeliklerle, kanunlarla insanlara eski kıyafetleri zorla giydirmek dinin-hayatın neresinde var? Giyim-kuşam, elbise ve başörtüsü, Allah'ın bir emri değildir. Allah'ın emri olsaydı Allah, insanları elbiseyle yaratırdı, çıplak yaratmazdı. İnsanoğlu toplam en fazla yirmi bin yıldır elbise giyiyor ve son 150-200 yıldır günümüzün modern modası-kıyafetleri giyiliyor. Demekki insanlar farklı çağlarda ve zamanlarda farklı kıyafetler giymişler, modaya uyum sağlamışlardır. Her hangi bir kıyafet, her hangi bir dine ait değildir. Bütün kıyafetler insanların tarihten günümüze kadar, medeniyet-kültür ve moda gereği, iklim gereği, ahlak gereği giydiği kıyafetlerdir. İnsanlar, insan hakları gereğince istedikleri kıyafeti tercih edebilir ve giyebilirler, bu ayrı bir konudur. Kimse buna birşey diyemez. Ancak dini kalkıpta çarşafla-türbanla ve yüzünü, başını, saçını kapatmakla özdeş hale getirmek çok yanlıştır. Dinde temel ölçü adalalettir, barıştır, insan haklarıdır. Adaletin, barışın ve insan haklarının olmadığı yerde, din yoktur. Günümüze kadar kullanılan afyonlaştırılmış din vardır. Bu din Emevi dinidir. Emevi dininin de İslamla ve Müslümanlıkla ilgisi yoktur. 
Arkadaşlar, bunu yayılarsınız, bazı yazım hataları vardı.
Kemal Söbe

SIRADAKİ HABER