Dinler arasındaki düşmanlıklar üzerine bir yorum

Dinlerin bugün geldiği durum içler acısıdır. Egemen güçler ve paranın gücü tarafından kullanılan bir din/inanç gerçekliğiyle karşı karşıyayız. Dinlerin kökeninde gerçekten düşmanlık var mı? Günümüzde baktığımızda, Müslüman, Hristiyanı sevmez, Yahudi

© AFP
Dinler arasındaki düşmanlıklar üzerine bir yorum

Müslümanı sevmez. Hristiyan Müslümanı sevmez. Bir din/inanç, diğerini sevmez,
düşmanlık yapar. Dinlerin özüne baktığımızda aslında düşmanlık değil dostluğu, barışı
ve kardeşliği görüyoruz. Dinler, insanlık tarihinin ilk toplumsal ıslahat hareketleridirler.
Burada öncelikle temel insani değerler ön plandadır. Bütün dinlerin hedefinde insani
değerler ve insanlık var. Dinler, barışı, eşitliği, yardımlaşmayı ve paylaşmayı esas alır,
insanlar arasında ayrıcalıklara, sınıflara, sınırlara, sömürüye, savaşlara karşıdır. Barış,
adalet, hak ve hukuk, dinlerin özünü oluşturur.
***
Bu saydığımız değerlerin olmadığı bir yerde din yoktur, tapınak ve afyon dini vardır.
Dinlerin çıkışları, köleliğe, haksızlığa ve insanın insanı ezmesine karşıdır. Dinlerin
özündeki bu değerler, mevcut egemen güçler tarafından bir süre sonra yozlaştırıldı,
çarpıtıldı, özünden koparıldı. Dinler, yozlaştırıldıktan sonra, saray ve iktidar dinleri haline
getirildi, imparatorlukların, egemen çevrelerin yani gücün elinde afyon haline getirildi.
Afyonlaştırılmış dinlerin adına işgaller, fetihler, talanlar, yağmalar, savaşlar, ırkçılıklar
ve daha ne kadar kötülük varsa yapıldı ve hala yapılıyor. Avrupalılar yüzlerce yıl boyunca
Hristiyanlık adına haçlı seferleri yaptılar. Arapları, Farsları ve Türk halkını temsil ettiğini
söyleyenlerde yüzlerce yıl boyunca İslam adına işgaller yaptılar, egemenlik ve iktidar olma
savaşları verdiler.
***
Dinlerin özünde barış ve sevgi olduğuna göre ve dinler, savaşlara ve sömürüye karşı
olduğuna göre, dinler adına nedir bu işgaller ve savaşlar, katliamlar? Çünkü gerçek
din yok, bitirildi, afyonlaştırıldı, günümüzde de kapitalizm ve ulus devlet tarafından
kullanılıyor. Aslında dinler adına yapılan savaşlar, iktidar olma egemenlik kurma ve
güç olma savaşlarıdır. Günümüzde dinler arasında düşmanlıkların olmasının esas nedeni
budur. Bu düşmanlıklar aslında tarihsel ve güncel olarak dinleri afyon olarak kullanan
egemen çevrelerin kendi aralarındaki iktidar olma savaşları ve düşmanlıklarıdır. İsa'yı
çarmıha gerip öldüren Roma/Bizans ve günümüz modern türevleri, devamcıları, İsa'yı
(Hristiyanlığı) temsil etme hakkına sahip değiller. Bir barış dini olan İslam, Emeviler,
Abbasiler, Eyyubiler, Memlükler, Osmanlılar ve günümüzün Arap, Fars ve Türkiye
egemen güçleri tarafından temsil edilemez. Yahudilikte hakeza günümüz Yahudi
sermayesi tarafından kullanılıyor ve yüzlerce yıl boyuncada Ortadoğu ve Roma/Bizans
tarafından kullanıldı.
***
İsa'yı çarmıha gerip öldürenler dönemin Yahudi sermayesi ve Romalılardır ama bugün
İsa'ya en çok sahip çıktıklarını söyleyenler Vatikan/Roma/İtalya ve Avrupalı egemen/sermaye
güçleri değilmi?? İslam barış ve adalet dini olduğu halde, bugün Ortadoğu'da barışın b'si
varmı? Bütün dinler özünde barış dinidir ve insani değerleri, barışı, adaleti, eşitliği hedefliyor.
Bundan dolayı insanların, dinin ne olduğunu ve ne hale getirildiğini doğru öğrenmeleri
gerekiyor. Düşmanlık esasen dinleri kendi kirli emellerine alet eden egemen güçler arasındadır.
Bu düşmanlığın temelindede egemenlik kurma ve iktidar olma var. Dolayısıyla dinler arasında
ve halklar arasında düşmanlık yoktur olamaz. Egemen çevreler tarih boyunca, günümüze kadar
devam eden egemenlik savaşlarına dinleri ve halkları alet ettiler, düşmanlaştırdırlar. Günümüzde
 dinler ve uluslar, halklar arasında hala devam eden düşmanlıkların temelinde bu anlattığımız
gerçeklikler var.

Kemal Söbe

SIRADAKİ HABER