Fehmi Koru: Bahçeli'nin Kılıçdaroğlu çıkışının Ak Parti'yi hedef aldığını düşündüren bir yönü de var

Bugün siyasi hayatımızda ender görülen bir gelişme yaşandı. Birkaç gündür solunum yollarındaki bir rahatsızlık sebebiyle tedavi görmekte olduğu bilinen MHP lideri Devlet Bahçeli bir yazılı açıklama ile anamuhalefet partisi CHP’nin lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu ağır biçimde suçladı.

© AN
Fehmi Koru: Bahçeli'nin Kılıçdaroğlu çıkışının Ak Parti'yi hedef aldığını düşündüren bir yönü de var

Suçlamayla da yetinmedi, dokunulmazlığının kaldırılarak yargılanmasını da talep etti.

Açıklamanın belli başlı bölümleri şu şekilde:

*Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne karşı tahammülsüzlükleri malum ve merbut olan karanlık niyet sahipleri, arkadan dolaşarak, aynı zamanda planlı itibar ve irade suikastlarıyla, ülkemizin diriliş ve yükseliş ümitlerini köstekleme yarışına girmişlerdir. Bu süreçte Cumhuriyet Halk Partisi tamamıyla kontrolden çıkmış, siyasi ahlaktan vahim şekilde savrulmuş, millete aidiyet bilincinden hızla uzaklaşmıştır.

*CHP-HDP-İP-SP arasında kurulan anayasa hazırlık masaları, kirli bağlantılar, Türkiye muhaliflerini umutlandıran sinsi ve gizli pazarlıklar birer birer gün yüzüne çıkmaya başlamıştır. Bilhassa CHP ile HDP’nin aynı kulvar ve kumanda merkezine sabitlenmesi büyük bir sorun olarak karşımızdadır. CHP’nin milli meselelere sırtını dönerek PKK’dan medet umar hale gelmesi skandal ötesi bir sapma halinin tezahürüdür.

*CHP Genel Başkanı ikbal hesaplarını ikmal ederek kaos ve krize siyasi istikbalini bağlamıştır. CHP’nin şu anda takip ettiği siyaset Türk milletinin egemenlik ve tarihsel haklarıyla temelden ve bütünüyle çatışmaktadır. Bu nedenle CHP vatana ve millete alenen karşı tavırdadır.

*Hiç kuşku yok ki, CHP Genel Başkanı’nın ve sözcülerinin siyasi eylem ve sözleri suç teşkil etmektedir. Milliyetçi Hareket Partisi hiçbir şart altında bu zillete ve ülkemize hezimet vaat eden teşebbüs ve girişimlere sessiz ve seyirci kalmayacaktır. Özellikle CHP Genel Başkanı için dokunulmazlığın kaldırılması ve mahkeme yolu ardına kadar aralanmış ve açılmıştır.”

CHP’nin MHP’ye cevabı

Devlet Bahçeli’nin açıkça Kemal Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlığının kaldırılarak yargılanmasını talep ettiği bu açıklamanın ardından, MHP, Başkanlık Divanının kararıyla, “CHP-HDP ilişkilerinin incelenmesi, CHP Genel Başkanı’nın suç teşkil eden fiili ve değerlendirmelerinin analiz ve araştırılması maksadıyla” bir komisyonun görevlendirildiğini duyurdu.

Komisyonda, Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İzzet Ulvi Yönter ile Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu’nun yer alacağı bildirildi.

CHP de hiç beklemeden Grup Başkan Vekili Özgür Özel’in ağzından Bahçeli‘nin açıklamasına şu cevabı verdi:

*Sayın genel başkanın dokunulmazlığı 31 Mart ve 23 Haziran seçimlerinde kendisine, gösterdiği adaylara, ortaya koyduğu siyasete milletin gösterdiği teveccühtür. 31 Mart’ta seçimleri küçük bir farkla kazanan İmamoğlu’na dokunmaya kalkanlar, 23 Haziran’da demokrasi tokadıyla karşılaştılar. Sayın Kılıçdaroğlu’na yönelik girişimlerin de o tokadın çok daha büyüğü bir demokrasi tokadını yiyeceklerine hiç şüphe yoktur.

*Bir komisyon kurulup bu komisyonun bir takım terör örgütü ilişkilerini incelemesine gerek yok. MHP’ye tavsiyemiz devletin televizyonunu sınır ötesine götürüp mikrofonu Osman Öcalan’a uzatanları incelemeleri. Abdulllah Öcalan’dan mektup alıp o mektubu devletin ajansına okutturup, Öcalan’ın desteğini Cumhur İttifakı’na yöneltmeye çalışanları sorgulamalarını tavsiye ederiz.

*CHP olarak kendi gündemimizi sürdürmeye, ittifakımızı genişleterek devam etmeye, güçlenen siyasetimizle birlikte tek adam rejimine karşı tam bir demokrasiyi, katıksız parlamenter sistemi kurana kadar, kuvvetler ayrılığını ve yargı bağımsızlığını sağlayıp sonuçta bu ülkede demokrasiyi yeniden egemen kılana kadar ittifakımız devam edecektir.

*Tükenmekte olan bir ittifakın küçük ortağının hezeyanlarını üzülerek birazcık da tebessümle tarih önünde not ederiz.”

“Siyasi hayatımızda ender görülen bir olay” olduğunu en başta belirttiğim bu karşılıklı restleşme bana da bu yazıda daha önce hiç yapmadığım bir tarzı zorladı. Gördüğünüz gibi yazımın büyük bölümü iki tarafın birbirleri hakkında söylediklerinden ibaret.

Bu noktada ben aradan çekilip sizleri okuduklarınız üzerinde düşünmeye davet edebilirim.

Benim değerlendirmem

Ama öyle yapmayacağım. Kısa bir değerlendirmem olacak.

MHP liderinin çıkışı evet doğrudan CHP’yi ve lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef alıyor; buna kuşku yok. Ancak, esas hedefinin ‘Cumhur İttifakı’nda ortağı AK Parti olduğunu düşündüren bir yönü de var bu çıkışın.

İttifakın büyük ortağının ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bel kemiğini teşkil eden ‘yüzde 50+1’ formulünü bir eski bakana yaptırılan teklifle ‘yüzde 40’ eşiğine indirmek istemesini herkesten farklı yorumlamış olmalı MHP. 

Bu yöne sapılmak istenmesini, MHP’liler, ya oyların düştüğünün kabulüyle acizliğin dışa vurulması -yani siyasi bir zaaf- ya da MHP’siz yola devam etme -yani ittifakı bozma- niyeti biçiminde değerlendirmişe benziyorlar.

Açıklamalar bana bunu düşündürdü işte.
FehmiKoru.com

Güncelleme Tarihi: 05 Ekim 2019, 12:52
SIRADAKİ HABER