‘Fırat’ın doğusu’ diplomasisinde son durum

Türkiye ile ABD’nin Suriye konusunda ortak bir plan dâhilinde hareket edebileceği ve oluşturulacak ‘güvenli bölge’ konusunda iki tarafın da memnun olacağı yeni bir anlaşmaya işaret ediliyor.

© REUTERS
‘Fırat’ın doğusu’ diplomasisinde son durum

Türkiye ile ABD arasında, Suriye'nin kuzeyinde 32 kilometrelik güvenli bölge oluşturulması yönünde görüşmeler gerçekleştiriliyor.

Bu görüşmeleri değerlendiren Anka Enstitüsü Başkan Yardımcısı Engin Öktem, Türkiye’ye ziyarette bulunan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın yaptığı açıklamalara değinerek,  “Basın açıklamasında Türkiye ile ABD arasındaki olumlu planlardan söz etti” dedi.

K24’e konuşan Öktem, şu değerlendirmede bulundu:

“Türkiye tarafından güvenli bölgede sadece bir tek şey olumlu görülebilir; o da güvenli bölgede Türkiye’de tehdit oluşturacak PYD, YPG, DAİŞ gibi örgütlerin bulunmamasıdır. ABD’nin güvenli bölge kavramından anladığı şey YPG’nin kontrolündeki bir alansa, bu Türkiye’yi memnun etmez. Sadece bir tek şey Türkiye’yi memnun edebilir, bu da bölgenin terör örgütlerinden temizlenmesidir.”

Maltepe Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bilimi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Ünal ise, “ABD askerleri tamamen bölgeden çekilse de Türkiye yalnız başına Minbic’in tamamını kontrol edemez. Çünkü hala birçok şey açığa kavuşturulmuş değil” dedi.

“PYD/YPG bölgeden nasıl çıkarılacak?” diye soran Ünal, şunları söyledi:

“Eğer ABD Minbic’den çıkarsa ve Esad rejimi ile YPG burada bir anlaşma sağlarsa Türkiye’ye karşı savaşırlar. Minbic’de açık bir anlaşma yok ve yeni anlaşmadan da henüz söz edilmiyor. Ayrıca bölgedeki aktörlerle bir uyum sağlanmadığı sürece Türkiye’nin Minbic’i kontrol etmesi zor görünüyor.”

GRAHAM’IN TÜRKİYE ZİYARETİ

Geçtiğimiz hafta Cuma günü Türkiye’ye giden ABD’li Cumhuriyetçi senatör Lindsey Graham, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile bir araya gelmişti.

Yaptığı görüşmelerle ilgili açıklamalarda bulunan Graham, Obama dönemindeki ABD stratejisinin hatalı olduğunu belirterek, “YPG’nin silahlandırılması planını öğrendiğimde bunun Türkiye için ne anlama geldiğini çok iyi biliyordum. YPG’nin siyasi kolu PKK ile bağlantılıdır. Kanıtlar gayet açıktır” demişti.

Dün TOBB'da düzenlenen Ekonomi Şurası'nda konuşan Erdoğan ise, Trump ile güvenli bölge konusunu konuştuklarını belirterek, “Sayın Trump ile görüştüğümüz gibi 20 mil yaklaşık 30-32 kilometre bizim için bir koridor. Sayın Putin ile de görüşeceğiz, değerlendirmeler yapacağız. Suriye'nin toprak bütünlüğü üzerinde hesabımız yok, Suriye Suriyelilerindir” demişti.

TRUMP’IN AÇIKLAMALARI

Trump 13 Ocak'taki paylaşımlarında "Suriye'den vakti çoktan gelip de geçen çekilmeye başlıyoruz… (DAİŞ) Tekrar toparlanırsa yakınlardaki üslerden tekrar saldıracağız" derken "Kürtlere saldırırlarsa Türkiye’yi ekonomik olarak mahvederiz. 20 millik (32 km) güvenli bölge kuracağız. Aynı şekilde Kürtlerin de Türkiye'yi provoke etmesini istemiyoruz" diye eklemişti.

“Türkiye’yi ekonomik olarak yıkma” çıkışına tepkilerin ardından 14 Ocak'taki Erdoğan-Trump telefon görüşmesiyle ilgili iki liderin güvenli bölgeyi görüştüğü açıklaması yapılmıştı.

Suriye hükümeti ise güvenli bölge pazarlıklarına egemenlik ihlali gerekçesiyle tepki göstermişti.

Son olarak Rusya, ABD’nin çekilmesi sonrası Suriye’nin kuzeyinde kontrolü Suriye hükümetinin alması ve Kürtler ile Şam’ın uzlaşması yönündeki görüşünü açıklamıştı.

DSG: GÜVENLİ BÖLGEYE YARDIMCI OLACAĞIZ

Demokratik Suriye Güçleri (DSG), Trump'ın Türkiye'ye Suriye sınırında güvenli bölge kurma teklifinin hayata geçmesine yardımcı olacağını duyurmuştu.

DSG’den yapılan açıklamada, “Türkiye ile Suriye sınırında istikrarı sağlayacak anlaşma ve çözümlere ulaşmayı umuyoruz" denilmişti.
Kaynak k24

SIRADAKİ HABER