Gözler Moskova'daki kritik İdlib görüşmesine çevrildi; gerilim devam mı edecek, yoksa ateşkes mi gelecek?

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin, Suriye'nin kuzeyinde büyüyen kriz sonrası bir araya geliyor

© AA
Gözler Moskova'daki kritik İdlib görüşmesine çevrildi; gerilim devam mı edecek, yoksa ateşkes mi gelecek?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İdlib'de büyüyen kriz hakkında yarın Moskova'da masaya oturacak. İkili görüşmenin TSİ 14.00'te, heyetler arası görüşmenin de TSİ 15.00'te başlayacağı öğrenilirken, tarafların bölgede ateşkes ilan edilmesi ihtimali üzerinde durması bekleniyor.

Geçen haftalarda Suriye ordusu, Rusya Hava Kuvvetleri'nin desteğiyle Suriye'nin kuzeybatısında muhalif güçlerin kontrolünde kalan toprakları geri almak için şiddetli operasyonlar başlattı. Bölgede artan can kaybı İdlib'i dünya gündemine taşırken, geçen Perşembe günü düzenlenen hava saldırısında 34 Türk askerinin şehit olması gerilimi son aylardaki zirve noktasına getirdi.

Türkiye, İdlib'de gerilimin yükseldiği günden bu yana Suriye ordusuna bağlı birliklerin Soçi Mutabakatı sınırlarına çekilmesini ve askeri gözlem noktalarının kuşatılmasının sona ermesini talep ediyor. Türkiye'nin talebine göre, Suriye ordusu birliklerinin Serakib'den 53 kilometre güneye, Atarib'den 22 kilometre doğuya çekilmesi gerekiyor.

Rusya ise Türkiye'nin Suriye'ye asker göndermesinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunurken, yetkililer iki ülke arasında çatışma riskini en aza indirmek istediklerini belirtiyor. Rusya, "terör örgütü" olarak nitelendirdiği grupların bölgede hâlâ faaliyet gösterdiğini öne sürerken, Soçi Mutabakatı'na göre terör gruplarıyla ılımlı muhaliflerin ayrıştırılmasından sorumlu olan Türkiye'nin bu konuda başarısız olduğunu iddia ediyor.

Çatışmalar, stratejik kasaba Serakib üzerinde yoğunlaştı

Suriye ordusu ve Türkiye'nin desteklediği muhalifler, haftalardır M4 ve M5 kara yollarının kesişiminde bulunan ve Halep-Şam bağlantısını sağlayan Serakib'i alarak masaya güçlü oturmak istiyor. Muhaliflerin Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) desteğiyle ele geçirdiği Serakib, geçen gün yoğun hava saldırılarının ardından tekrar Suriye ordusunun denetimine girdi. Muhalifler ise kenti yeniden ele geçirmek için operasyon başlattı.

Türkiye, Moskova'daki zirveden olumlu bir sonuç çıkması durumunda kendi kendisini feshetmeyi tartışan Heyet Tahrir-el Şam'ın (HTŞ) süreci hızlandıracağını da düşünüyor.

Türkiye, Anayasal sürece geri dönülmesini teklif edebilir

Bölgedeki aktif gücün Suriye Milli Ordusu (SMO) adını alan "ılımlı muhalifler" olduğunu belirten Türkiye'nin, Suriye ordusunun Soçi Mutabakatı sınırlarına çekilmesiyle Anayasal sürece geri dönülmesi teklifini masaya getirebileceği konuşuluyor.

Independent Türkçe'nin Dışişleri kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, Türkiye, Suriye'nin kara gücü olarak kullandığı Suriyeli veya yabancı milis örgütlerden duyduğu rahatsızlığı da Moskova'da Putin'e iletecek.

Soçi Mutabakatı ne öngörüyordu?

Erdoğan ve Putin, Suriye'nin beklenen İdlib operasyonu öncesi, 17 Eylül 2018'de Rusya'nın Soçi kentinde bir araya gelerek İdlib'de silahlardan arındırılmış bir bölge kurulması üzerinde anlaşmaya varmıştı. 15-20 kilometre derinliğinde ve 250 kilometre uzunluğundaki silahsızlandırma şeridinin silahlı örgütlerin kontrol ettiği bölgeden geçmesi planlanıyordu.

Bunun üzerine Suriye ordusu, bir süredir planlamakta olduğu İdlib operasyonunu ertelemişti. Fakat Suriye ordusu ve silahlı örgütlerin çatışması, anlaşmadan sonra da devam etti. Silahlardan arındırılmış bölge planı hayata geçmedi.

Soçi Mutabakatı'nın 10 maddesi şöyleydi:

  1. İdlib gerginliği azaltma bölgesi korunacak. Türkiye'nin gözlem noktaları güçlendirilecek.
  2. Rusya Federasyonu, İdlib'de askeri operasyonlar ve saldırılardan kaçınılması için gerekli önlemleri alacak ve mevcut statüko korunacak.
  3. Silahsızlandırma bölgesi oluşturulacak, bölge 15-20 km olacak.
  4. Silahsızlandırma bölgesinin sınırları, sahadaki çalışmalarla belirlenecek.
  5. Tüm radikal terörist gruplar silahlasızlandırma bölgesinden 15 Ekim'e kadar çıkarılacak.
  6. Çatışan taraflara ait tüm tanklar, çok namlulu roketatarlar, toplar ve havanların da aralarında olduğu ağır silahlar 10 Ekim'de İdlib'deki silahsızlandırma bölgesinden çekilecek.
  7. Silahsızlandırma bölgelerindeki denetimler, Türk ve Rus askerleri tarafından yapılacak. İnsansız hava araçlarıyla havadan da denetim yapılacak.
  8. M4 - M5 otoyolu, güvenliğinin yıl sonuna kadar sağlanması suretiyle trafiğe açılacak.
  9. İdlib'de sürdürülebilir ateşkes rejiminin sağlanabilmesi için etkili önlemler alınacak. İran, Türkiye, Rusya ortak koordinasyon merkezi geliştirecek.
  10. İki taraf, her türlü tezahürde Suriye'deki terörizmle mücadele konusunda kararlılıklarını yineledi.

İdlib neden önemli?

İdlib, 2011'den bu yana süregelen iç savaşta bölünen Suriye'de Fırat'ın batısında 'muhalefetin' elinde kalan son bölge. Fırat'ın doğusunda ise durum daha farklı. Suriye'nin 'Rojava' olarak da anılan kuzeydoğusu çoğunlukla Türkiye'nin ve Şam'ın "terör örgütü" olarak nitelendirdiği Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolünde. Bu bölgede eskiden SDG'nin kontrolünde bulunan ancak Türkiye Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) gerçekleştirdiği 'Barış Pınarı Harekâtı' operasyonu sonucunda Türkiye ve beraberindeki güçlerin denetimi altına giren topraklar da. Şam, ülkenin geri kalanında Rusya'nın da desteğiyle ülkesinin topraklarının kontrolünü çoğunlukla geri kazanmış durumda.

İdlib'i önemli kılan çok önemli bir başka özellik de M4 ve M5 karayolları. İç savaş boyunca, özellikle çatışmalar kuzeyde yoğunlaştığında karayollarını kontrol altına almak Şam'ın ve muhalif kuvvetlerin ana hedeflerinden biriydi. Stratejik olarak kritik bir öneme sahip M5 karayolu, Halep'ten başlayıp güneydeki başkent Şam'a kadar uzanıyor. M4 karayolu ise Halep'i Akdeniz'e bağlıyor.

M4 karayolu, 'Barış Pınarı Harekâtı'nda da önemli bir rol oynamıştı. TSK, mühimmat akışını engellemek için karayolunun kuzeydoğudaki bir bölümünü kesmeye çalışmıştı. İki karayolunun da önemli bir bölümü muhalif gruplar tarafından kontrol ediliyor, bu sebeple Beşar Esad hükümeti bu yollarda bütünlük sağlayamıyor. T24'e açıklamalarda bulunan gazeteci Sedat Ergin, rejimin İdlib'deki en önemli hedefleri arasında şunlar olduğunu söylemişti:

-M5'i kontrol altına alarak Halep-Şam hattını açmak.
-M4'ün tamamını ele geçirerek Halep'i karadan Akdeniz'e bağlamak.

Esad güçleri ve müttefiki Rusya, İdlib'i kontrolü altına alarak Fırat'ın batısındaki cephelerde savaşı bitirmek istiyor.

T24

SIRADAKİ HABER