Labour İşçi Parti ve İngiliz demokrasisi

İngiliz İşçi Partisi, 1900 yılında kurulmuş olup, 119 yıllık büyük siyasi bir güçtür. İngiltere'nin en büyük siyasi partilerinden biri olan İşçi Partisi, İngiliz demokrasisinin en büyük kurucu ve koruyucu gücüdür. Bugün

© IMAGES
Labour  İşçi Parti ve İngiliz demokrasisi

İngiltere'de belli bir demokrasi ve sosyal 
devlet varsa, bu tabiki başta halkın ve işçi sınıfının eseridir. İşçi Partisi de bu mevcut sosyal devleti ve her türlü kazanılmış 
hakları korumak ve devamlılığını sağlamakla görevlidir. İngiltere'de birçok siyasi parti var. Ancak, devlet politikasına yön veren 
ve parlamento'da sürekli var olan iki parti İşçi Partisi ve Conservative Parti'dir. Her iki parti her 10-15 yılda bir defa iktidar olup 
10-15 yıl gibi bir süre hükümet oluyor. 2010'a ilk defa Liberaller yaklaşık 60 vekille meclise girip, kuurlan muhafazakar hükümete 
ortak olmuşlardı. 2016'da yapılan seçimlerde de elde ettikleri sandalyeleri korumayarak, mecliste az sayıda sandalyeyle kaldılar. 


Geçenlerde yapılan Avrupa Parlamentoso seçimlerinde Brexit meselesinden dolayı ilk defa merkez sol ve merkez sağın sahip 
olduğu kitlede bir kayma gerçekleşti. 

Brexit meselesi, AB'den çıkmayı savunan aşırı sağ ve ırkçı olarak bilinen UKIP 'nın elini biraz güçlendirdi. UKIP, hiçbir şart koşmadan, 


AB'den ve bu gibi yapılardan uzak durmayı ve İngiltere'nin her hangi bir birlikte yer almamasını ve tek başına hareket etmesini 
savunuyor. İşçi partisi lideri ise tekrar yeni bir referanduma gidilmesi gerektiğinde ısrar ediyor. Son yıllarda aşırı bir göç dalgasının 
olması, hükümeti zor durumda bırakıp, iki başbakanın istifasıyla sonuçlandı. 


Önümüzdeki seçimlerde aşırı sağın güçlenme ve hatta 
kurulacak hükümete ortak olma ihtimali bile olabilir. Aslında İşçi partisi dışında diğer sağ, ırkçı muhafazakar partilerin hepside 
demokrasiye ve sosyal devlete düşmanlar diyebiliriz. Muhafazakar hükümet son 9 yıldır hükümettir. Bu zaman zarfında ücretler 
yerinde sayıyor ama temel tüketim mallarına ve toplu taşımaya yüksek oranda zamlar yapıldı. 

Bazı yardımları bile askıya alma gibi planlar yapmışlardı ama Lordlar Kamarası buna karşı çıktı. Çünkü geleneksel devlet aygıtı, 
yardımalrın kesilmesşyle yoksulluğun ortaya öıkacağını ve bununda kaosu tetikleyeceği görüşündeler. Bundan dolayı Lordlar 


Kamarası, hükümetin, yardımları ve sosyal hakları kesme yada budama gibi icraatlarını kabul etmediler. Geleneksel devlet 
kurumları ve tarihsel İngiliz siyaseti, İngiltere'de toplumsal kaosu tetikleyecek bu gibi uygulamalara karşı çıkıyor. Kraliyet ailesi 
bile, İngiltere'de halkı zor durumda bırakacak hükümet icraatlarını kabul etmiyor. 


İngiltere'de demokrasiyi koruyacak ve sol 
siyasetyi uygulayacak tek güç, İşçi Partisi'dir. Ancak, İşçi Partisi, Tony Blair döneminde çok kan kaybetti. Bu durumda sol çevreler, 
yeni bir İşçi Partisi'nin kurulması gerektiğini, Blair'in partiyi sağa kaydırdığını dişe getirdiler ve özelliklede radikal sol kesimler, 


Blair'i set bir dille eleştirdiler. Blair, İşçi Partisi'ni programına hiçte uymayan icraatlarda daha ileri gidince, Parti üst yünetimi, 
aldığı bir kararla, Blair'i istifaya zorladılar ve Blair istifa edip, koltuğu ve başbakanlığı Gordon Brown'a bırakmıştı. 

İşçi Partisi'ni 13 yıllık iktidarı döneminde, parti sol çizgiden uzaklaştırıldı. Bu durum, partini kitle kaybetmesine neden oldu. 
Partinin tekrardan sol kimliğğne sahşp olması için, radıkal sol kimlikle tanınan ve radikal solcu geçmişi olan Jeremy Corbyn 
parti genel başkanı seçildi. Jeremy Corbyn, İşçi Partisine tekrardan yeni sol bir kimlik 


kazandırdı. İşçi Partisi, İngiltere'nin en 
büyük sol gücüdür ve muhafazakarlar karşısında en büyük caydırıcı güç olup, İngiliz demokrasisinin de en büyük koruyucu 
gücüdür. Son yapılan yerel seçimlerde İşçi Partisi, muhafazakar hükümete karşı çok daha önde gidiyor. Avrupa Parlamentosu 
seçimlerinde bazı aşırı sağ ve millyetçi ve Liberaller daha çok oy almışlardı. Brexit meselesinde İşçi Partisiyle, Muhafazakar 
hükümetin anlaşamamaları sonucu ve bir türlü AB'den tam çıkışın olmaması sonucu çok ay aldılar. Normal durumlarda genel 
ve yerel seçimlerde UKIP gibi aşırı sağ partilerin yüksek oy alma gibi bir şansları bulunmamaktadır. Avrupa Parlamentosu
seçimlerinde yüksek oy almak için UKIP adlı parti, adını Brexit Partisi olarak değiştirdi. 


Yani İngiliz halkını nezdinde AB'den 
en iyi biz çıkarız hiçbir şart koşmadan demeye getiriyorlar. Ne UKIP'in ve nede 


Conservative partinin, demokrasiyi koruma 
ve daha çok geliştirme gibi bir hedefi var. Bu partiler ellerinde gelse, sosyal devleti ve sosyal hakları kökünde koparıp yok 
ederler. Son birkaç yılda İşçi Partisi, genç kesimlerinde verdikleri destekle Jeremy 


Corbyn ile tekrardan sol kimliğine sahip 
hale gelerek, İngiliz demokrasisini korumayı ve dah çok geliştirmeyi öncelikli hedef yapmıştır. Çünkü bugün var olan refah 
sisteminin, sosyal devletin ve demokrasinin kurucu gücü İşçi Partisi ve halktır. 
Kemal Söbe

SIRADAKİ HABER