Şeriat ve hukuk hakkında bir değerlendirme

İnsanların, yüzlerce yıldır kafasını karıştıran, bazı toplumsal kesimleride korkutan ve günümüzde hala gündemi meşgul eden konulardan biride şeriatdır. Bir doğruyu yanlış diye öğretirseniz, insanlar doğruyu yanlış olarak bilirler ve asırlar geçsede bu durumda bir değişiklik olmaz. Birisi bunun yanlış olduğunu, doğru olmadığını söylesede, inandıracak kimseyi bulmakta zorlanır. Şeriat, kavram olarak

© AA
Şeriat ve hukuk hakkında bir değerlendirme

Arapçadır, Türkçe değildir. Şeriat, Arapçada HUKUK demektir. Hukuk, toplumsal yaşamda gerekli olan
yasaların ve kanunlara denir. Hukuk/Şeriat, yasalar ve kanunlar, toplumsal yaşamda vazgeçilmez
ilke ve prensipler olmuştur. Yani yaşamda uygulanan ilkelerin, yasaların, kanunların hepsi hukuku içerir.
Hukuk/Şeriat, toplumun huzuru, güvenliği, ve refahı içindir.
***
Toplumlar binlerce yıldır uygarlık sistemini yaşıyorlar. Toplumlar farklı çağlarda, koşullarda farklı hukuk
sistemini yaşamışlardır. Hukuk sistemi, değişen çağlara ve koşullara göre değişkenlik göstermiştir.
Değişmeyen, yenilenmeyen ve çağla uyumlu olmayan bir hukuk/şeriat sistemi olmaz. Canlılar içinde
en çok hata yapan ve suç işleyen insan olduğuna göre, hukuk, insan topluluklarının suç işlemesini ve
hata yapmasını sıfıra indirmek yada en aza indirmek içindir. Özellikle cehaletin ve eğitimsizliğin had
safhada olduğu toplumlarda, hukuk, caydırıcı bir silah olma işlevine sahip olmuştur. Ancak mevcut hukuk
sistemi, sınıflı toplum sisteminden dolayı, genellikle paranın ve gücün hizmetinde olmuştur.
***
Şeriat denince insanların aklına bildiğimiz türden dini sistem ve rejim geliyor. Yani sakal bırakma, şalvar
giyme, saçını başını kapatma, içki içmeme ve bu gibi şeyler akla geliyor. Dini rejim diye bir rejim olmaz.
Rejim olur. Yani dini rejim ve dini olmayan rejim olmaz. Günümüzde İran'da, Afganistan'da, Pakistan'da ve Arabistan'da uygulanan rejimlerin hiçbiri şeriat değildir. Daha doğrusu eski hukuku/şeriatı uyguluyorlar ve bunada dini rejim yada şeriat düzeni diyorlar. Yani eski hukuk/Şeriat düzenini vahşice uyguluyorlar. Kadın nasıl tek başına dışarı çıkamaz, alış veriş yapamaz yada araba kullanamaz, seçimlere katılamaz??? Böyle bir şeriat/hukuk düzeni hiç olur mu? Yüzlerce, binlerce  yıl önceki kanunları, yasaları ve hukuk/şeriat düzenini günümüzde uygulayamazsınız. Herhangi bir suçtan dolayı, kafa kesemezsiniz, el, kol kesemezsiniz ve insanları taşlayamazsınız, kırbaçla vuramazsınız. Mevcut din ve inanç, egemenler tarafından afyonlaştırılıp yaşamdan koparıldığı için, siyasete alet edilip kullanılıyor.
***
Halbuki din ve inanç yaşamın kendisidir. Şeriat ve hukuk ise yaşam içinde toplumun düzenli yaşamasını sağlayan kanunların ve yasaların hepsine denir. Bir kurt dağda bir tilkiyi ve tavşanı öldürdüğünde, mahkemeye verip cezalandıramazsınız. Ama bir insan bir insanı öldürürse, yargılanıp ceza alır. Yani her
suçun bir cezası var. Bir insan toplumsal edebe ve geleneklere aykırı haraket ettiğinde de uyarı yada ceza alabilir. Yaşam, bilim ve teknoloji her bakımdan gelişiyor, modernleşiyor. Buna paralel olarakta insanlarında her bakımdan bir modernleşmeyi ve gelişmeyi yaşaması gerekiyor. Yüzlerce ve binlerce yıl önceki hukuk/Şeriat sistemini, yasaları ve geride kalmış birçok şeyi günümüzde topluma dayatırsanız, yaşatırsanız, buna ne denir? Buna geride kalanları yaşamak denir. Yani gericilik denir. Günümüzde bazı ülkelerin sözde şeriatı yaşamaları aslında yüzlerce ve binlerce yıl önceki bir sistemi topluma dayatmalarıdır. Yani geride kalan bir sistemi yaşamalarıdır.


***
Şeriat, hukuk, yasa ve kanun olduğuna göre, dünyada hukuksuz, yasasız ve kanunsuz ülke var mı? Bütün ülkelerde hukuk sistemi ve yasalar, kanunlar var. İnsanların her bakımdan yenilenmeyi ve ilerlemeyi yaşamaları gerekiyor. Hukukun ve yasaların modernleşip toplumun lehine ve faydalarına işmelesi gerekiyor. Topluma faydası olmayan, topluma baskıyı ve zulmü dayatan bir hukuk/şeriat sistemi olmaz. Kadını insan olarak görmeyen, dışlayan ve topluma eskiyi dayatanlara soruyorum. Siz yüzlerce yıl önceki yöntemlerle niye yolculuk yapmıyorsunuz, yani eşekle, deveyle, atla, katırla niye yolculuk yapmıyorsunuz?? Eski yöntemlerle niye haberleşmiyorsunuz? Eski metodlarla niye ateş yakmıyorsunız? Eski yöntemlerle niye savaşmıyorsunuz? Uçağa, arabaya, jipe, vapura biniyorsunuz, cep telefonun ve teknolojinin her çeşitini kullanıyorsunuz. Ama elbiseye ve kıyafete gelince, yasalara ve kanunlara gelince yüzlerce ve binlerce yıl gerilere gidiyorsunuz. Böyle kara cehalet olamaz.
Kemal Söbe

SIRADAKİ HABER