Akşener: Bugün Türkiye, Türk tarihinin en başarısız yönetim modeliyle ve tarihimizin en basiretsiz ekonomi ekibi tarafından yönetiliyor

Akşener, "Bugün Türkiye Türk tarihinin en başarısız yönetim modeliyle ve tarihimizin en basiretsiz ekonomi ekibi tarafından yönetiliyor" dedi.

© AA
Akşener: Bugün Türkiye, Türk tarihinin en başarısız yönetim modeliyle ve tarihimizin en basiretsiz ekonomi ekibi tarafından yönetiliyor

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında konuşuyor.

Akşener, "Bugün Türkiye Türk tarihinin en başarısız yönetim modeliyle ve tarihimizin en basiretsiz ekonomi ekibi tarafından yönetiliyor" dedi.

Akşener'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Türkiye'nin içine düşürüldüğü sıkıntılardan bir çıkış yolu olarak emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Aziz milletim değerli genç kardeşlerim yaşadığınız hayata size sunulan koşullara baktığınızda aklınıza ilk ne geliyor? Ne çektik be mi diyorsunuz yoksa ne çektiniz be cumhurbaşkanım mı diyorsunuz. Cevap gün gibi ortada. Ama belli ki memleketin gerçekleriyle bağını kopartalı uzun zaman olmuş sayın Erdoğan'ın da o cevabı duymaya ihtiyacı var. Çünkü fark etmişsinizdir, telefonunu çıkar bakalımcı dayıların büyük üstadı bir süredir sizlere dizilerdeki bilge adamlar edasıyla 'teksir kağıdı nedir biliyor musunuz?' diye soruyor. Kendisi teksir kağıdından dolayı çok mağdur olmuş çok acılar çekmiş vah vah. Ama nedense yaşadığı o teksir kağıdı dramına rağmen cumhuriyetimizin Kasımpaşa'dan çıkan teksirzede sayın Erdoğan'a bu ülkede cumhurbaşkanı olma fırsatını olmuş gerçeğini nedense söylemiyor. Hatta bir de çıkıp kuşe kağıdını getirmekle övünüyor. Her hafta yeni bir icadını tanıtan Erdoğan'ın bu hafta da kuşe kağıdını icat ettiğini öğrendik. Hayırlı uğurlu olsun. Madem öyle gelecek haftaki müthiş icadını heyecanla beklerken kendisin bazı sorular soralım. Biz sarı defterlerle okuduk bu mevkilere kadar geldik .Her birimiz teksir kağıdı nedir elbette biliriz. Peki sen kuşa kağıtla okumasına rağmen okuduğu okulun hiçbir faydasını görememek nedir bilir misin? Sınavlarda yüksek puanlar almana rağmen mülakatta hakkının yenmesinin acıdı nedir bilir misin? Bırak cumhurbaşkanı olmayı devlet memur bile olmayı hayal edememek nedir bilir misin? Bilemezsin sayın Erdoğan, çünkü aynı sen de benim gibi cumhuriyetimizin sunduğu fırsat eşitliğinden, sağladığı imkanlardan faydalandın ve bugün senin yönettiğin Türkiye'de gençlerimiz cumhuriyetin sunduğu imkan ve fırsatlardan yoksun kaldı. Bu  gerçeği ne kağıtla ne bina ile ne de hamasetle kapatamazsın. Ben büyüdüğüm  ülkenin imkanlarını bugün gençlerimize sağlayamadığım için kendimi suçlu hissediyorum ve bu durumdan utanıyorum. Artık sen de takkeni önüne koy bu gerçeklerle yüzleş. Devri iktidarında gençleri yarı yolda bırakmanın sorumluluğuyla yüzleş.  Her fırsatta çıkıp da gençlere nutuk atmaktan artık vazgeç be kardeşim. Sıktı artık bıktırdın artık!

"Zampiyonlar ligine çevirdikleri memleketimizde 100 lira ödediğimiz ürünlere bugün 156 lira ödüyoruz"
Biliyorsunuz, Bay Kriz ve arkadaşları için, her şey sayılardan ibarettir. Ancak kendileri, verdikleri sayıların niteliğiyle, karşılığıyla ve sonuçlarıyla, asla ilgilenmezler. Mesela çıkıp; 'Bizden önce, 526 bin olan öğretmen sayısını, 993 bin 670'e çıkardık' derler. Ama, o 993 bin öğretmenimizin içerisinde; atanamadığı için, intihar eden kardeşlerimizle, asla ilgilenmezler. Mesela çıkıp 'Bizden önce 76 üniversite vardı, biz bu sayıyı 207’ye çıkardık' derler. Ama o üniversitelerden mezun olduktan sonra; işsizlik sarmalında çile çeken gençlerimizle, asla ilgilenmezler. Madem bu arkadaşlar, sayıları bu kadar çok seviyor, o zaman gelin, biz de bazı sayılardan bahsedelim… Mesela, enflasyondan konuşalım. TÜİK’in açıkladığı hâliyle bile yıllık gıda enflasyonumuz, yüzde 55 olmuş. Bırakın OECD’yi, Arjantin’e bile, 5 puan fark atmışız. “Zampiyonlar Ligi’ne” çevirdikleri memleketimizde, sadece bir yılda; Patlıcanın fiyatı yüzde 166,  Patatesin fiyatı yüzde 123, salatalığın fiyatı yüzde 111 artmış. Çok değil, bundan daha bir yıl önce; Markete gittiğimizde, 100 lira ödediğimiz ürünlere bugün 156 lira ödüyoruz.

“Ziraat Bankası’nın verdiği, her 100 liralık kredinin, sadece 14 lirası, tarıma gidiyor”
Bugün çiftçi dostu olarak kurulup, iktidarın yandaş müteahhitlerinin dostu hâline getirilen Ziraat Bankası’nda tarıma verilen krediler, toplam kredilerinin yüzde 14’ünü oluşturuyor.  Yani Ziraat Bankası’nın verdiği, her 100 liralık kredinin, sadece 14 lirası, tarıma gidiyor.  İşte bu yüzden, hep söylediğimiz gibi İYİ Parti iktidarında, Ziraat Bankası’nı yeniden çiftçinin dostu yapacak, kamu bankalarının sırtına, adeta sülük gibi yapışan, yandaş şirketleri de söküp atacağız.

“Doğal gaz kesintileri, hâlâ yüzde 20 oranında, devam ediyor”
Türk Lirası’ndaki, dünyada eşi benzeri görülmemiş değer kaybından, Putin’e ve İran’a bağlı doğal gaz ithalatından, Azerbaycanlı kardeşlerimizin Türkmen kardeşlerimizin, Özbek kardeşlerimizin Kazak kardeşlerimizin doğal gaz kaynakları dururken Rusya’nın kaynaklarına, bel bağlamaktan kaynaklanıyor.

Akdeniz’de, herkes gaz arıyor, bir tek biz arayamıyoruz.  Çünkü dış politikadaki politikasızlık, enerjide de bizi vuruyor. Üstelik doğal gaz sadece pahalı değil, aynı zamanda miktarı da yetersiz.  Doğal gaz kesintileri, hâlâ yüzde 20 oranında, devam ediyor.

“Karadeniz’de gaz bulan Sayın Erdoğan, nedense santrallere gaz bulamıyor”
Yani her ne kadar Sayın Erdoğan, her üç ayda bir yaptığı, doğal gaz keşifleriyle gaz sondajı alanında, dünyada adeta bir otorite haline gelmiş olsa da kendisinin vatandaşımıza verdiği doğal gazdan, daha pahalı bir gaz daha var.  O da olmayan doğal gaz.  Bunun maliyeti ise hiçbir şeye benzemez.  Elektrikler kesilir, sanayici üretemez olur.  Karadeniz’de gaz bulan Sayın Erdoğan, nedense santrallere gaz bulamıyor. Bu da yetmezmiş gibi BOTAŞ da özel tedarikçilerin doğal gaz ithal etmesine, engel oluyor. Neden? Çünkü yandaşa ihale etmeyi bekliyor.

"Doğal gaz şirketleri, yatırımları, milletimizin ihtiyacına göre değil, keyiflerine göre yapıyor"
Tüm bunların yanında, il ziyaretlerimizde karşılaştığımız bir durum daha var. Mutfak tüpünün ve kömürün, çok pahalı ve kullanışsız olması nedeniyle vatandaşlarımız bize ısrarla, doğal gaz hizmetinden yararlanmak istediklerini söylüyorlar. Ancak, doğal gaz dağıtım şirketleri kârlı görmedikleri için memleketimizin bir kısmına bu hizmeti götürmüyor. Yani; doğal gaz şirketleri, yatırımları, milletimizin ihtiyacına göre değil, keyiflerine göre yapıyor. EPDK onlara tarifeyi şişirip şişirip veriyor, ama onlar vatandaşa gaz vermiyor. İşte size Ak Parti’nin, millet dostu özelleştirme ve enerji politikaları. Yazıklar olsun.

"Ya göz göre milletine yalan söylüyor ya da artık ipin ucunu o kadar kaçırmış ki olan bitenin farkında değil"
Sayın Erdoğan’ın, her sıkıştığında arkasına saklandığı cümlelerden biri; 'Bütçeden bir kuruş harcamadan köprü, yol, havaalanı yapıyoruz' cümlesidir. Ne var ki 2022 yılı bütçesine bu dolar garantili ödemeler için, 42,5 milyar lira ödenek kondu. Bununla kalsa yine iyi… Türk lirası değer kaybedince, bu ödeme miktarı 65 milyar liraya çıktı. Yanlış duymadınız.  65 milyar lira. Yani, Sayın Erdoğan’a göre, bütçeden kuruş harcanmayan projelerin, sadece 2022 yılı için bütçeye getirdiği yük 65 milyar lira. Bu arkadaşımız ya göz göre milletine yalan söylüyor ya da artık ipin ucunu o kadar kaçırmış ki, olan bitenin farkında değil. Bu rezaletin başka bir açıklaması olamaz.

"Osmangazi Köprüsü’nün geçiş ücreti; Demirel ve Özal’ın yaptırdıklarının, tam 81 katı"
Gelin, size birkaç örnek vereyim. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nü kim yaptırdı? Rahmetli Demirel. Nasıl yapıldı? Bütçeden. Otomobil geçiş ücreti ne kadar?  8 lira 25 kuruş. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü kim yaptırdı? Rahmetli Özal. Nasıl yapıldı?  Bütçeden. Otomobil geçiş ücreti ne kadar?  8 lira 25 kuruş. Peki Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü kim yaptırdı? Sayın Erdoğan. Nasıl yapıldı? Kamu özel iş birliği yöntemiyle.  Otomobil geçiş ücreti ne kadar? 19 lira. Sadece bu kadar mı? Hayır. Hazine de, otomobil başına, 39 lira ödüyor.  Yani, yandaşın otomobil başına alacağı para 58 lira. Yani, diğer iki köprünün tam 7 katı. Bir de Osmangazi Köprüsü var. Onu kim yaptırdı? Sayın Erdoğan. Nasıl yapıldı?  Kamu özel iş birliği yöntemiyle, yandaşlar tarafından. Otomobil geçiş ücreti ne kadar? 184 lira 50 kuruş. Sadece bu kadar mı? Hayır. Milletin ödediği 184 buçuk liraya ilave olarak Hazine de 487 buçuk lira ödüyor. Osmangazi Köprüsü’nün geçiş ücreti rahmetli Demirel ve Özal’ın yaptırdıklarının, tam 81 katı. Evet yanlış duymadınız. Tam 81 katı! Bunun 22 katını, köprüyü kullanan vatandaşlarımız ödüyor.  59 katını da ister kullanalım ister kullanmayalım, milletçe hep beraber ödüyoruz. Şu rezaletin büyüklüğüne bakar mısınız? Tabi 4 köprü fiyatına, sadece 1 köprü yaptırırsanız, üstelik geçiş ücretini de dolara bağlarsanız olacağı budur. Bunlar sadece bir örnek.  Otoyollar için de durum aynı. İşte size, yandaş beslemenin milletimize olan faturası. İşte size, Ak Parti’nin süslü rakamlarının ardındaki soygun düzeni. İşte size, neden “Projeye değil, ranta karşıyız.” diye kampanya yaptığımızın sebebi.

Ayrıntılar gelecek...

SIRADAKİ HABER