Akşener'den Erdoğan'a: İstanbul Boğazı Türk halkınındır, milletle inatlaşma

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında konuştu. Boğazlara ilişkin düzenlenen tasarıya tepki gösteren Akşener, "İBB'nin elindeki yetkiyi almak istiyor. Buradan uyarıyorum İstanbul Boğazı'nın sahibi Türk milletidir. Sayın Erdoğan milletle inatlaşma, İmamoğlu'nun iradesini gasp etmeye çalışma. Artık milletin iradesine saygı duymayı öğren" dedi.

© AA
Akşener'den Erdoğan'a: İstanbul Boğazı Türk halkınındır, milletle inatlaşma

Akşener'in açıklamasından öne çıkanlar şöyle:

"2 8 Kasım lösemili çocuklar haftası. Farkındalık yaratmak için, çocuklarımıza ışık olabilmek için sizleri bu hafta bu konuda farkındalık yaratmaya davet ediyorum.

Geçtiğimiz hafta cumhuriyetimizin 96. yaşını kutladık. Uzun zamandır görülmemiş bir coşku meydanlarımızı doldurdu. 25 yıl sonra yönetimi el değiştiren İstanbul, Ankara gibi büyük şehirler büyük organizasyonlarla cumhuriyeti kutlayınca gördük ki her zamankinden farklı olarak saray da kutluyor. İşte bu normalleşmenin ta kendisidir. Ancak manevi değerlerimize saldırmak cumhuriyetçilik değildir. Manevi değerlerimiz de cumhuriyetimiz de bizi biz yapar."

"Şırnak'ta minik öğrencileriyle Türk bayraklarını alıp 29 Ekim kutlaması yapan Seçil öğretmene selam olsun. Kendisini tehdit edenler şunu çok iyi bilsinler ki Seçil öğretmen Cumhuriyettir."

"Ülke olarak zor zamanlardan geçiyor. Son 10 yıldır dünyanın başına bela olan Büyük Ortadoğu projesi ülkemizin kapısına dayandı. Dünyada aklı başında hiçbir devlet teröristlere acentelik yapmaz. Ancak bunlar oluyor."

"Bu güne kadar sopa gibi gösterilip çekilen tasarılar birer ikişer parlamentodan geçmeye başladı. İç siyasette atıp tuttuklarına bakmayın, uluslararası alanda dut yemiş bülbüle dönüyorlar."

"Tek bir adamla muhataplar o yüzden de işin ciddiyeti kaçtı. Bu ülkeler bu yüzden bu kadar pervasızlar. Türkiye'yi her geçen gün daha büyük bir yalnızlığa iten bu durumdan vazgeçmeliyiz. Aksi takdirde başımızın daha da tehlikeye gireceği ortadadır."

"Emekçisini ezdiren sayın Erdoğan iş kendisine gelince kesenin ağzını açıyor. 199 milyon lira olan Cumhurbaşkanlığı bütçesi 2020 yılında tam 3.1 milyar liraya çıktı. Saray'ın günlük bütçesi 8,5 milyon lira. 300 milyon yataklı hastane 52 milyon liraya yapıldı. O saray bir günlük gideriyle 300 yataklı hastane yapabilecek bir saray."

"13 Eylül 2018'de yürürlüğe giren 17 nolu cumhurbaşkanlığı KHK ne diyor bakan yardımcısı kadrosuna atanmışlıkları varsa emeklilikleri kesilmez deniyor. Bakan emeklisi, milletvekili emeklisi olan bakan yardımcıları maaş içinde yüzüyorlar. 3 bin 600 ek gösterge bekleyen polis kardeşim ay sonunu nasıl getireceğini düşünüyor. Böyle vicdan olur mu, böyle israf olur mu?"

"Siparişle ekonomik tablo çiziyorlar"
"Erdoğan bizden damadının masallarıyla oyalanmamızı istiyor. Damat 20 gün önceden ilan ediyor ve diyor ki ekim ayında enflasyon yüzde 20'nin altına inecek. Siparişle ekonomik tablo çiziyorlar. Sonra da yatırımcıların Türk ekonomisine güvenmesini bekliyorlar. Milletimizin aklıyla alay ediyorlar. Yel Allahım kaval Allah'ın, çal çal oyna. Bunların ki de aynı hesap. Ama böyle gitmez, bu kafayla bu kış geçmez, bahar gelmez. Geleceğimizin bu israfla beraber yok olmasına izin vermeyeceğiz."

"Lafa geldi mi bize bile milliyetçilik dersi vermeye çalışıyorsun ama şu gerçekten bi habersin; Bozkurtlar doyduktan sonrasına göz dikmez."

"Bizim için itibar umutlu gençler, tüten bacalardır. Bizim için itibar Türk Lirası'nın, pasaportunun değeridir. Bizim için itibar özgürlüktür, güçlü bir Türkiye'dir. Güçlü olamazsak elin adamı kalkıp tarihimize çamuru yapıştırıverir. Bizden eziyet çıkmaz, bizde kıyım bulunmak. Büyük edebiyatçı benim de yakın dostum Rahmetli Cengiz Aytmatov der ki, 'düşman yakana yapışında çakallar ayağından asılır.' Düşman yakamıza yapıştı."
 
"Biz hazreti Türkistan nesliyiz."

"Bakınız 2002-2007 arasındaki büyüme oranını bugüne dek sürdürebilseydik kişi başına düşen milli geliri 16 bin olacaktı milletimiz tam iki kat zengin olacaktı. Bu arada hangi sistem vardı? Parlamenter sistem. Yani AK Parti'nin görece başarılı olduğu yıllarda Türkiye parlamenter sistemle yönetiliyormuş. Demek ki parlamenter sistemle Türkiye ekonomisi büyüyebiliyormuş. Peki bugünkü iktidar sahipleri ne yaptı, kuvvetler ayrılığını denge unsuru olarak değil kibrin önünde engel olarak gördüler. Binlerce yıllık devlet geleneğimizi deneme tahtasına çevirdiler. "

Boğazlar tasarısına tepki
"Akıllı yöneticiler bundan ders alır ama kibrin esiri olan yöneticiler milletle kavgaya girer. Bugün iktidarın yaptığı da budur. Haydarpaşa ve Sirkeci Garı katakullesini biliyorsunuz. şimdi de İstanbul Boğazı haklarını gasp etmeye çalışıyorlar. İstanbul'u betona boğan iktidar milletin rahatsızlığını gördüğü andan itibaren kanunda bazı değişiklikler yaptı. Belediyenin elden gideceğini gördüğü için yetkiyi Ankara'ya almaya dönük adımlar attı. Tarihi yalılarda kafalarına göre tadilat yapanlar ak parti iktidarının vazgeçemediği yandaş müteahhitler. İktidar beton dikmeye devam edeceğim diyor. O yüzden de İBB'nin elindeki yetkiyi almak istiyor. Buradan uyarıyorum İstanbul Boğazı'nın sahibi Türk milletidir. Sayın Erdoğan milletle inatlaşma, İmamoğlu'nun iradesini gasp etmeye çalışma. Artık milletin iradesine saygı duymayı öğren."

SIRADAKİ HABER