Canan Kaftancıoğlu’ndan Gezi nöbetine destek ziyareti: Hukukun üstünlüğü yeniden tesis edilinceye kadar hep birlikte bu mücadeleye devam edeceğiz

"Haksız tutuklanan herkesin yanında olacağız"

© AA
Canan Kaftancıoğlu’ndan Gezi nöbetine destek ziyareti: Hukukun üstünlüğü yeniden tesis edilinceye kadar hep birlikte bu mücadeleye devam edeceğiz

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Gezi tutukluları için TMMOB önünde yapılan adalet nöbetine destek ziyaretinde bulundu. Kaftancıoğlu, “Hukukun üstünlüğü yeniden tesis edilinceye kadar hep birlikte bu mücadeleye devam edeceğiz” dedi. Gezi davasında tutuklu olanların aileleri de açıklama yaptı.

TMMOB önünde Gezi tutukluları için 15 gündür devam eden adalet nöbetine, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve CHP il yöneticileri destek ziyaretinde bulundu.

Sözcü'den Fırat Fıstık'ın haberine göre TMMOB Mimarlar Odası Başkanı Esin Köymen, TMMOB Şehir Plancıları Odası Başkanı Pelin Pınar Giritlioğlu'nun da katıldığı açıklamada CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu şunları söyledi:

"Tutsak edilen arkadaşlarımız görevlerini iyi yaptıkları için, kente ve çevreye sahip çıktıkları için cezalandırıldılar. Bu nedenden ötürü de cezaevinde tutsaklar. Arkadaşlarımız olduğu için sadece arkadaşlarımızın hukukunu korumuyoruz. Arkadaşlarımız diyorum ama hiçbirini tanımıyor da olabilirdik. Bizler bu kentte yaşayan kentin hakkını ve halkını koruyan kişiler olarak haklı mücadelelerini verirken haksız tutuklanan herkesin yanında olacağımız için bugün buradayız.

Ülkemizde ne yazık ki siyasallaştırılmış ve araçsallaştırılmış yargı eliyle adliyelerde adaletin dağıtılmadığı, adliyelerde cezalandırmaların yapıldığı gerçekliğini düşününce adalet nöbetlerinde buluşmak durumunda kalıyoruz. Bugün adalet nöbetinde cezaevinde haksız yere tutsak edilen arkadaşlarımıza yapılan hukuksuzluk giderilinceye kadar meslek odası önünde devam eden adalet nöbetine destek ziyaretinde bulunduk."

"Lütfen adalet nöbetlerini destekleyelim"
"Bundan sonra da CHP olarak bizler hem haksız, hukuksuz yere tutsak edilen arkadaşlarımızın aileleriyle dayanışmaya, hem arkadaşlarımızın meslek örgütleriyle dayanışmaya devam edeceğiz. Bu hukuksuzluklar sadece bu arkadaşlarımızla ilgili değil. Bu şekilde mağdur edilen, tanıdığımız ya da tanımadığımız bütün mağduriyetler giderilinceye kadar, yani uzun lafın kısası hukukun üstünlüğü yeniden tesis edilinceye kadar hep birlikte bu mücadeleye devam edeceğiz.

Hakkın, hukukun yanında olan, vicdanında Gezi tutsaklarına verilen cezayı bir şekilde vicdanında ölçtüğünde ne derece vicdansız olduğunu hisseden, hukuksuz olduğu zaten aşikar da, herkese çağrıda bulunmak istiyorum: Lütfen adalet nöbetlerini destekleyelim ki bu süreçleri bizden sonra hiç kimse yaşamasın."

Gezi davasında tutuklu olanların aileleri de bir açıklama yaptı.

Can Atalay'ın babası Mustafa Atalay: 

"Gezi'nin arkasında ne suç vardır ne örgüt vardır"
"Dayanışma gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Davayı fazla anlatacak değilim herkes biliyor neyin ne olduğunu. İlk önce bugün 13.30'da Can ile telefonla konuştuk. Bundan sonra da böyle giderse her hafta görüşme hakkımız varmış. Telefon görüşmemizde, Can üzerine basa basa bugün aldığı bir haber hakkında görüşlerini iletmemi istedi. Bugün, RTÜK olağanüstü toplanmış. Halk TV'nin Gezi davasında ve sonrasını veriş şeklini görüşmüş. Gelirken yolda bir haber kontrolü yaptık. İnceleme bürosu bir rapor yazmış, RTÜK başkanına sunmuş. RTÜK başkanı istenen şey hafif olduğu için geri yollamış. Toplantı saat 17.00'e ertelenmiş. Gerekçe şu: Can'ın üzerine basa basa söylediği, suçu ve suçluyu övmek. Bunun üzerine televizyon kanalıyla propaganda yapmak üzerinden hem televizyonlara hem Ahmet Şık ve Özgür Özel'e ağır cezalar verilmesi istenmiş. Can, Hakan ve Tayfun diyorlar ki; dosyaya iyi baksınlar. Dosyada ne suç var ne de suçlu var. Biz Gezi eylemlerini sonuna kadar savunuyoruz. Gezi'nin arkasında ne suç vardır ne örgüt vardır. Bunu iletmemi istediler. Arkadaşlar, Türkiye belli dönemlerde belli korku dönemleri yaşar. Bu yaşadığımız dönemde bu korku dönemlerinin çıtasını yükselttiği zamandır. Onun için mücadeleden gelen bir kişi olarak diyorum ki; dik duracağız, yılmayacağız, bir arada olacağız ve kazanacağız."

Tayfun Kahraman'ın eşi Meriç Kahraman şöyle konuştu:

"Bugün suçlu olarak anılmaya çalışılan şey hukuktur, imar hukukudur"
"Öncelikle burada olamayan sevgili Mücella Yapıcı ablamızın kızları bir rahatsızlıktan dolayı burada olamadılar. Mustafa amcanın bahsettiği konu çok önemli. Kamuoyu oluşturma çabasıdır. Delille oluşturulmuş bir suç, suç örgütü yoktur. Kaçma şüphesiyle tutuklu bulunuyorlar. Ne delil tartışıldı ne herhangi bir şey isnat edildi. Bizim meslektaşlarımız, eşimiz, dostumuz hepsi orada tutsak tutuyorlar. Mesleklerini yaptıkları gerekçesiyle. Gezi Parkı'nın park olarak kalmasını sonuna kadar savunduk savunacağız. Her şey meşrudur. Açmış olunulan davalar meşrudur. Tekrar ediyorum, bu masadaki, ailelerimizi oluşturan Can, Mücella, Tayfun mesleklerini icra eden insanlar, hükümetin masasına devletin imkanlarıyla oturtuldular, Taksim Dayanışması'nın temsilcileri olarak dinlendiler. Bütün talepler meşruydu, meşrudur, ortada suç yoktur, suç örgütü yoktur. Bugün suçlu olarak anılmaya çalışılan şey hukuktur, imar hukukudur. Bunun altını tekrar tekrar çizmek istiyoruz. Bugün planlama, hukuk tehdidi altındadır. Tutuklu olanların her biri bizler için orada, Gezi Parkı için orada."

Hakan Altınay'ın eşi Hande Altınay'ın açıklaması şöyle:

"Bu hukuksuzluk bu toplumu çürütür"
"Dayanışma gerçekten yaşatıyor. Hem bizi hem de içeride rehin tutulan insanları. Bu insanların her biri tek tek hayatlarını ve kariyerlerini toplum için iyi bir şey yapmaya adamış insanlardır. Bu yüzden oradalar. Hiçbir suç yoktur. Bir hakim heyetinin karşısında tek bir soru sorulmadan, tek bir delil ortaya konmadan, tek bir tanık dinlenmeden hapis cezasıyla karşı karşıya kaldık. Bu hukuksuzluk bu toplumu çürütür. Onları en yakın zamanda oradan alacağız. 18 sene değil yarın onların evlerine gelmeleri gerekir."

Güncelleme Tarihi: 11 Mayıs 2022, 06:21
SIRADAKİ HABER