Erdoğan: Cemal Kaşıkçı cinayeti planlanarak işlendi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, genel başkanlığını üstlendiği AK Parti'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında konuşuyor. Toplantının gündemini, Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürüldüğü duyurulan gazeteci Cemal Kaşıkçı oluşturuyor.

© AA / Gökhan Balcı
Erdoğan: Cemal Kaşıkçı cinayeti planlanarak işlendi

Erdoğan, grup konuşmasına geçen hafta gerçekleştirdiği Moldova ziyaretine değinerek başladı. "Çok verimli görüşmeler gerçekleştirdik" diyen Erdoğan, "Bu ülkenin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğümzü Gökoğuz'da çeşitli programlara katıldık. 15 bin kişinin katıldığı meydan mitingini yerine getirdik" ifadesini kullandı.
"Kısa bir süre önce gittiğimiz Macaristan'dan da çok güzel anılarla döndük. Balkan ve Doğu Avrupa coğrafyasında aynı hüsnü kabulle karşılaşıyoruz" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
— Bizim fiziki sınırlarımız başkadır, gönül sınırlarımız bambaşkadır. Biz bir adım attığımızda muhataplarımızın 3-5 adımla karşılık vermesi, orada aynı sevgi, özlemin yaşadığının işaretidir. Dostlarımızla birlikte müreffeh bir gelecek inşasını sürdüreceğiz.

Daha sonra Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın ölümüne dair detayları paylaşmaya başlayan Erdoğan, kamuoyuna yansıyan bilgileri hatırlattı. Erdoğan, keşif çalışmalarının Yalova'da sürdüğünü belirtti.

"Cinayetin olduğu günün arefesinden başlayarak 15 Temmuz Suudi güvenlikçi, istihbaratçı ve adli tıpçının ülkemize geldiği görülüyor" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

— Kıyafeti, gözlüğü ve sakalıyla Cemal Kaşıkçı'ya benzetilmeye çalışılan kişi ve yanındaki kişinin Riyad'a hareket ettiği belirtildi. Ertesi gün personel bir odada toplanıyor ve ikamette bulunan personele izin veriliyor. Suudi Arabistan ise Kaşıkçı'nın öldürüldüğüne dair iddiayı başta reddediyor. Hatta konsolosluk, Reuters muhabirini davet ederek, lakayt bir havayla kendini savunmaya çalışıyor. Gerekli emniyet birimlerimiz, gerek savcılarımız araştırmalarını derinleştirerek sürekli ortaya yeni bilgiler çıkarmaya çalışıyor.

— Suudi Arabistan'dan ülkemize 11 Ekim'de gelen heyet, çeşitli temaslar gerçekleştirdi. Konunun sürekli gündemde tutulması karşısında şaşkına uğradılar. Zira bu olay, İstanbul'da cereyan ediyor. Sorumluluk makamındayız, dolayısıyla bunu sorgulamak hakkımızdır. Meselenin üzerindeki sis bulutu ortadan kalkmaya başladıkça diğer ülkeler harekete geçmeye başladı.

— Kralın talimatı üzerine başkonsolosluk binasına giren ekipler, burada çeşitli incelemeler yaptı. Daha önce başkonsolos böyle bir şeye müsaade etmedi. Ben bu başkonsolosun yetersizliği ve kifayetsizliği ile ilgili bazı şeyler söyledim. Bunları krala da söyledim. Benim bu açıklamalarımdan sonraki gün başkonsolos görevinden alındı. Böylece başkonsolos ülkesine döndü.

— Yönetim adına yapılan açıklamada Kaşıkçı'nın konsoloslukta çıkan bir arbede sırasında öldüğü söylendi. Daha sonra kralla bir telefon görüşmesi daha gerçekleştirdim. Cinayetin kabulünün ardından olaya karıştığı ifade edilen 18 kişinin tutuklandığını söyledi. Emniyet birimlerimizdeki listeyle bunların aynı olduğu görüldü. Bu gelişmeler cinayetin resmen kabul edilmesi bakımından önemlidir.

— 21 Ekim'de de ABD Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik ve olayın aydınlatılması yönünde mutabık kaldık. Olayı tüm şeffaflığıyla araştırmaya çalıştık. Buna rağmen ülkemizi karalamak için çeşitli medya mecralarında pis kampanyalar yürütüldü. Bunların amacını biliyoruz. Ülkemize yönelik suikast girişimleri bizi gerçekleri aramaktan alıkoyamadı, alıkoyamaz.

— Her şeyden önce bu cinayet Suudi Arabistan toprağı sayılan konsolosluk binasında işlenmiş olabilir. Ama unutulmasın ki burası Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindedir. Viyana Sözleşmesi ve diğer hukuk kuralları da, bu cinayetin soruşturulmasının diplomatik zırh altına gizlenmesine izin vermez. Biz tüm boyutları araştırıp gereğini yerine getireceğiz.

— Cemal Kaşıkçı'nın dünya çapında tanınan bir gazeteci olması, bize uluslararası bir sorumluluk da yüklüyor. 

— Şu ana kadar ortaya çıkan bilgiler ve deliller Kaşıkçı'nın vahşi bir cinayete kurban gittiğini gösteriyor. Bunun örtbas edilmesi vicdanları yaralayacaktır. Aynı hassasiyeti Suudi Arabistan'dan da bekliyoruz. Değerli arkadaşlar, Suudi Arabistan hükümeti cinayeti kabul ederek önemli bir adım atmıştır. Bundan sonra kendilerinden tüm sorumluları açık bir şekilde ortaya çıkarmalarını ve hukuk çerçevesinde gerekli cezaya çarptırılmalarını bekliyorum.

Ayrıntılar geliyor…

Güncelleme Tarihi: 23 Ekim 2018, 11:36
SIRADAKİ HABER