Erdoğan: Görüş farklılıklarımızın dava arkadaşlığımızın önüne geçmesine müsaade etmemeliyiz

"Topraklarında darbeci katilleri ağırlayanlar, bize hukuk dersi veremez"

© AA
Erdoğan: Görüş farklılıklarımızın dava arkadaşlığımızın önüne geçmesine müsaade etmemeliyiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Görüş farklılıklarımızın dava arkadaşlığımızın önüne geçmesine müsaade etmemeliyiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsrail yönetimi, uluslararası toplumun sessizliğinden aldığı cesaretle işi medya kuruluşları ve insani yardım teşkilatlarının merkezlerini bombalamaya kadar vardırmışlar ve bizim Anadolu Ajansımızı bombalamışlardır. Çünkü onların bütün o kirli yaptıklarının dünyaya duyurulmaması gerekiyor, duyuran kim varsa onlar için düşmandır." dedi.

Cemal Kaşıkçı cinayetine değinen Erdoğan, "Cemal Kaşıkçı olayıyla alakalı olarak işte Suudi Arabistan'ın göndermiş olduğu görevlilere karşı bakın hala bir ses yok, hala bir tavır yok. Bize söyledikleri 'Gereken yapılacaktır, hiç endişe etmeyin.' Bu benim sorunum değil, senin sorunun. Suudi Arabistan olarak böyle bir katliamı gönderdiğin 15 kişi, daha sonra sayıyı 22'ye çıkardın, bunlar yapıyor, bunlara yönelik en ufak bir eylemin olmuyor. Nerede adaletiniz?" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Birlik Vakfı Genel Merkezi'nde 39. Geleneksel Birlik Vakfı İftarı'nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye hiç kimsenin müstemlekesi, mandası değildir." diyerek şöyle devam etti:

"YSK onlar da sağ olsun hakkımızı aramamızı tescil ettiler"
"Görüş farklılıklarımızın dava arkadaşlığımızın önüne geçmesine müsaade etmemeliyiz. Topraklarında darbeci katilleri ağırlayanlar, bize hukuk dersi veremez. Menfaatleriyle temel insani değerler arasında bir seçim yapma konusunda Batı ülkeleri samimiyet testinden geçememiş, tercihlerini hep olduğu gibi ya dolara ya petrole yatırmıştır. Onlardan yana çıkmışlardır. İstanbul seçimleriyle ilgili YSK kararından sonra yapılan açıklamaların da aynı bakış ürünü olduğunu görüyoruz. Avusturya'da Cumhurbaşkanlığı seçimi 2 yıl sonra iptal edilebiliyor. Hiç ses duydunuz mu? Nasıl böyle bir şey olabilir diye herhangi bir serzeniş duydunuz mu? Bizde ise sadece müracat edişimiz bile batıyı rahatsız ediyor. Bu bizim milli iradenin hakkını arama mücadelesidir. Bize gönül verenlerin hakkını arama mücadelesidir. Biz de hakkımızı arama mücadelemizi verdik YSK onlar da sağ olsun hakkımızı aramamızı tescil ettiler.

- Samimi olan hakikati tahrif edemez. Önce onu anlamaya çalışır. Bunlar ülkemize baktıklarında gerçeği değil sadece ön yargılarını görüyorlar. Zihinlerindeki eski Türkiye ile gerçek Türkiye arasındaki farkı kabul etmek istemiyorlar. Son 17 yılda yaşanılan büyük değişimi görmeye yanaşmıyorlar. Karşılarında hazırolda bekleyen Türkiye olmadığını bir türlü idrak edemiyorlar. Kabullenseler de kabullenmeseler de Türkiye bağımsız, egemen, demokratik ve hukukun üstünlüğüne inanan bir ülkedir. Türkiye hiç kimsenin müstemlekesi, mandası değildir. Topraklarında darbeci katilleri ağırlayanlar bize hukuk dersi veremez. İsrail terörüne seslerini yükseltmeyenler seçim kanunumuz çerçevesinde yürüttüğümüz hak mücadelesine laf edemez. Venezuela'da darbecileri destekleyenler bize söz söyleyemez. 23 Haziran'da milletimiz özgür iradesiyle tercihini yapacaktır, buna inanıyorum.

'FETÖ'nün ağzıyla konuşuyorlar'
Türk demokrasisis 23 Haziran'dan da alnının akıyla çıkacaktır. Biz bugüne kadar tüm saldırıların üstesinden birbirimize kenetlenerek geldik. Fitneyi aramıza sokmadık, kardeşliğimize leke sürdürmedik. Şu anda karşımızda olan zihniyet bakıyorsunuz FETÖ'nün ağzıyla konuşuyor, bir yerlere mesaj veriyorlar. Görüş farklılıklarımızın dava arkadaşlığımızın önüne geçmesine müsade etmemeliyiz. Hatasızlık, kusursuzluk yalnızca alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur. Bizim de hatamız, eksiklerimiz, noksanımız olmuştur ve olacaktır. Ancak adına Türkiye dediğimiz davamıza ihanetimiz vaki değildir.

'FETÖ, PKK ve DEAŞ'a kaptırdığımız gençlerimizin vebali üzerimizdedir'
Gerek Gezi olayları gerekse 15 Temmuz'da yaşadığımız büyük ihanet Birlik Vakfı'nın omuzlarındaki yükün ne kadar ağır olduğunu bize göstermiştir. Evlatlarımızın kalplerini iyilikle, hasenatla, ezan, bayrak şuuruyla doldurmazsak terör örgütleri zehirli iğnelerini oraya zerk edeceklerdir. FETÖ, PKK ve DEAŞ gibi katil sürülerine kaptırdığımız her gencimizin vebali bizlerin ve gönüllü teşebbüslerimizin üzerinedir. Bu millet FETÖ'nün sapık ideolojisinin 40 yılda mankurtlaştırdığı gençlerinin dramını yaşıyor. Bu millet hala yüreğinde sağ-sol kavgasına kurban verdiği körpe fidanların sızını yaşıyor.

İstanbul seçimleri
- Bizi İstanbul'da belediye başkanlığında 1994 seçimlerindeki ruh taşıdı. 2002 yılındaki iktidara milletimizle kurduğumuz gönül köprüsü götürdü. Bu ruh ve gönül bağını korudukça Allah'ın izniyle milletimiz bize güvenmeye, desteklemeye devam edecektir. Bunu kaybettiğimizde artık milletimize verecek hiçbir şeyimiz kalmamış demektir. Rabbim bizleri böyle bir şeyden korusun diyorum.

SIRADAKİ HABER