Kerestecioğlu: 31 Mart'ta demokrasiye kapı aralanabilir

ANKARA - HDP’nin Çankaya Belediye Başkan Adayı Filiz Kerestecioğlu, "31 Mart yerel seçimlerinde demokrasiye bir kapı aralanabilir ve Türkiye’ye nefes aldırılabilir. Türkiye’nin geleceği için sandıklara gidelim” çağrısı yaptı.

© MA
Kerestecioğlu: 31 Mart'ta demokrasiye kapı aralanabilir

31 Mart yaklaşırken Halkların Demokratik Partisi (HDP) Çankaya Belediye Başkan Adayı Filiz Kerestecioğlu, seçimlerin önemine ilişkin konuştu. HDP’nin aday çıkarmadığı yerlerde belediye meclis üyeliklerinin katılımcılığı ve çoğulculuğu sağlayarak yerel demokrasiyi güçlendirmesi bağlamında önemli olduğunu belirten Kerestecioğlu, herkesin bu duyguyla sandığa gitmesi gerektiğini söyledi.
 
'ONLARA GERİ ADIM ATTIRALIM'
 
Newroz'da halkın iradesini ortaya koyduğunu dile getiren Kerestecioğlu,“Newroz'da halk, ‘Biz buradayız, biz cezaevindeki belediye başkanlarımızı da milletvekillerimizi de kucaklıyoruz. Ve irademize sahip çıkıyoruz’ dedi. Yerel seçimleri Newroz’da ortaya çıkan bu sonuçla taçlandıralım istiyoruz. O yüzden özellikle gençler sandığa gitmemezlik etmesinler. Bizimde ağlaya ağlaya sandıklara gittiğimiz zamanlar oldu. Bazen gerçekten siyasi yasakların kalkması için aslında hiç hak etmeyen insanlar için oy kullandık. Ama birazda böyle bir şey. En azından burada da o tercihi yapmak gerekiyor. Siyasileri, gazetecileri cezaevlerine at, akademisyenleri işlerinden et cezaevine at. Sonuçta bütün bunları gayet iyi öngörüyorlar ve bekanın kendi bekaları olduğunu biliyorlar. Dolayısıyla nefes alabilmek için onlara geri adım attırmak gerekiyor.”
 
‘DENETİMİ SAĞLAMAK MECLİSTE OLMAKLA MÜMKÜN’ 
 
Aday olduğu Çankaya ilçesinde toplumun her kesiminden insanların yaşadığını belirten Kerestecioğlu, herkesten sadece kendisi için değil HDP’nin belediye meclis adayları içinde oy istediğini belirtti. Seçim çalışmalarını yürüttüğü Çankaya ilçesinin ihtiyaçlarına değinen Kerestecioğlu, “Kültür merkezleri, kreşler, sığınaklar az bunların çoğaltılması lazım. Öğrencilerin ücretsiz yaralanabileceği bilgi merkezlerinin olması gerekiyor. Bir aydır 5 yıldır kullanılmayan eski Maltepe Pazarı'nın yanında bulunan Çankaya Çarşı diye var olan bir yerin ‘neden kimse kullanamıyor, neden değerlendirilmiyor?’ diye belediyeye sorduk. Şimdi öğrendik ki 5 gün önce belediye o kullanılmayan yeri Umut Gençlik Merkezi yapacakmış. Projelerimizin ilham vermesi mutlu edici ama takipçisi de olacağız. Çankaya’da en önemli hedefimiz ise yüzde 30 olan yeşil alanın asla imara açılmaması. Bunların denetlenmesi ancak belediye meclisinde olmakla mümkün. Yerel seçimlerde hem oy kullanmalıyız hem sahip çıkmalıyız hem de denetimi elden bırakmamamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
 
‘BİZ KAZANACAĞIZ’
 
Kerestecioğlu, 17 yıldır ülkeyi yöneten iktidarın topluma söyleyeceği sözünün olmadığını vurgulayarak, “HDP’yi kriminalize etmeye çalıştılar, ayrı düşürmeye çalıştılar ama bu tutmuyor. Bugün HDP’nin yanında olmayan ve bu gerçekleri görmeyen insanlar da görmeye başladı. Öfkeli siyasetten hoşlanmayan başka bir siyaset yapma biçimini özleyen çok geniş kitleler var. Yalanla yüzecek bir gemi kalmadı artık. Biz kazanacağız” diye vurguladı. 
 
‘TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ İÇİN SANDIKLARA GİDİN’
 
Kerestecioğlu, seçmenlere şu çağrıda bulundu: “31 Mart yerel seçimlerinde demokrasiye bir kapı aralanabilir ve Türkiye’ye nefes aldırılabilir. Bunun gerçekleşeceğine inanıyoruz. Ona mı oy vereceğim, buna mı oy vereceğim, o adama nasıl oy veririm, bu kadına nasıl oy veririm, diye düşünülmemesi gerekiyor. Yapılan çağrılara gerçekten kulak verilmeli. Ayrıca insanları müşahit olmaya çağırıyorum. Bu ıslak imzalı tutanağı almak, itiraz edebilmemiz için zorunlu. Bunu alamazsak o sandıktaki hileye, usulsüzlüğe itiraz edemeyiz. Türkiye’nin geleceği için sandıklara gidin. Oy verin oyunuzu demokrasiye verdiğinizi düşünün.”
 
'BU TALEP KARŞISINDA DAHA FAZLA SESSİZ KALINAMAZ'
 
Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılması talebiyle yapılan açlık grevi eylemlerine ilişkin de konuşan Kerestecioğlu, “Binlerce insan açlık grevinde. İktidar ne derse desin bu durum onları da zorlayan bir durum. Bunun altından kalkabilecekleri bir şey değil. Cezaevindeki tutsaklar, hayatlarına asla son verme gibi yollara başvurmasınlar. Yaşayıp da sonunu görmeleri lazım mücadelelerinin. Çok hukuki, yasal, haklı bir talep var ortada. Önce Leyla Güven ses verdi ve ‘Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını uygulasın, tecrit kaldırılsın, İmralı’da aile, avukat görüşü düzenli olarak sağlansın’ dedi. Aslında bu kadar sade bir talep var. Bunun karşısında daha uzun süre sessiz kalmak mümkün olmayacak bence. Ama umuyoruz başka ölümler olmaz.”

KAYNAK

SIRADAKİ HABER