Mansur Yavaş: Huzur ve mutluluk vaat ediyorum

Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı Mansur Yavaş, CHP ve İYİ Parti'nin ortak adayı olduğunu belirterek "Ankara'da artık bir çok şey artık geri dönülmez hale geldi. Ankara'nın bir beş yıla gerçekten tahammülü yok," diye konuştu. Yavaş, seçilmesi dahilinde belediye bünyesindeki hiçbir işçiyi işten çıkarmayacağını ve onları zorla ne mitinge ne de maça götüreceğini sözlerine ekledi.

DHA
Mansur Yavaş: Huzur ve mutluluk vaat ediyorum

CHP ve İYİ Parti’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş, Habertürk TV’de yayınlanan ve Didem Arslan Yılmaz’ın sunduğu Türkiye’nin Nabzı programına konuk oldu. Yavaş, CHP’den gelen milletvekili teklifini neden kabul etmediğini ve seçilmesi halinde Ankara’da yapmayı düşündüğü işleri anlattı.

“35-40 yıldır Milliyetçi Hareket’in içerisindeyim. Hiçbir zaman kimliğimi saklamadım. Sayın Özhaseki ile aynı kökenden değiliz o kadarını söyleyip, bitireyim” diyen Mansur Yavaş’ın konuşmasından başlıklar şöyle:

HER ŞEYDEN ÖNCE HUZUR VE MUTLULUK VAAT EDİYORUM

Ankara’ya her şeyden önce huzur ve mutluluk vaat ediyorum. Daha önce her kesimden oy aldım. Aslında ben kendimi şöyle tanımlayabilirim: Türkiye’nin ılımlılarını temsil edenlerden birisiyim. Kesinlikle bir çatışma ortamına girmeden yerel yönetimler haricinde siyasi tartışmalara girmeyi uygun bulmuyorum.

Siyasi tartışmalara girmeden Ankara için yapacaklarımı söyleyeceğim. Bunu içinden Türkiye için de önemli projeler çıkacak. Ben belediye başkanlarının hizmetiyle öne çıkmaları, kendilerinin görünmez olmaları gerektiğini düşünüyorum. Başkent kimliğini öne çıkarmak, geliri ve huzuruyla, her yönüyle öne çıkarmak ve burada yaşayan insanları mutlu etmektir amacımız. Siyasi düşüncelerimiz ne olursa olsun onu kalbine gömüp, bütün insanlara saygı duyması gerekiyor.

Daha önce de belediye başkanlığı yaptım. Seçim dönemi hariç benim ağzımdan tek bir siyasi demeç çıkmamıştır. Belediye başkanı aktif siyasetin içinde olmamalı. En güzel şekilde 24 saatimizi ayırarak hizmet etmemiz lazım diye düşünüyorum.

SAYIN KILIÇDAROĞLU BANA MİLLETVEKİLLİĞİ TEKLİFİNDE BULUNDU

Geçen CHP İl Başkanları toplantısında anlattım. Ben CHP’ye siyaset yapmak için gitmemiştim. Bunu açık bir şekilde Sayın Kılıçdaroğlu, ‘Biz Mansur Yavaş’ı belediyeci kimliğiyle kabul ettik’ dedi. Daha sonra ben seçilseydim, televizyonlarda söz vermiştim, istifa etmeyecektim. Ancak seçim bitti, bir sürü mücadele ettik, aradan zaman geçti, genel seçimler gelince sayın genel başkanımız milletvekilliği teklif etti. Kendisine teşekkür ettim, siyaset yapmak isteseydim kabul ederdim. Yeni tablo ortaya çıkınca seçimler bitince hiç kimseye duyurmadan istifa ettim ben.

CHP’de siyaset çok farklı. Orada insanlar kendi görüşlerini dillendirebiliyorlar. Bunu diğer partilerde göremiyoruz. Onlar da istiyorlar ki, CHP’nin içinden bir aday çıksaydı. Sayın Kılıçdaroğlu anket yaptırdığı zaman böyle bir yola başvurdu. Ben belediye başkanı olsaydım bu gökdelenler olmayacaktı Ankara’da. Her seçim evet biz çıkalım şerefli mağlubiyetler alalım diyebilirsiniz ama olan Ankara’ya oluyor.

İŞÇİLERİ ZORLA NE MİTİNGE NE DE MAÇA GÖTÜRECEĞİM

İnsanlar seçildikten sonra parti rozetini çıkarmalılar. İnsanlar karşısındakilerin ne olduğunu bilemez. Biz herkese hizmet etmek istiyoruz. Partizanlıktan çok çektik. Bize oy verenlere çok hizmet edeceğiz, vermeyenlere az hizmet edeceğiz anlayışının dünyada karşılığı yok. İltimas, adam kayırma insanın ruhuna yakışan şeyler değil. Şimdi belediye işçileri işten çıkarılacak mı? Ankara Belediyesi’nde insanlara diyorlar ki, ‘Mansur Yavaş seçilirse gelecek sizi işten atacak’. Biz şöyle bakarız, Ankara Belediyesi’nde çalışan herkes benim mesai arkadaşımdır.

Herkes ev bakıyor, çocuk okutuyor. Baba çocuklarının kahramanı. Bunu kendime yakıştıramam. Emeğinin karşılığını veren herkes benim mesai arkadaşımdır. Ben onları ne zorla mitinge ne de maça götüreceğim. Yani ben ‘Vallahi billahi çıkartmayacağım’ mı diyeceğim. Şunu söyleyebilirim, onlara Mansur Yavaş sözü verebilirim.

Seçimi ben kazandım diyelim. Rövanş duygumuz yok. Zafer kazanmış olmuyoruz. Düşman mı var karşımızda? Biz sadece Ankara’yı daha iyi yöneteceğiz diyoruz. Adaylar yarışacak, projeler yarışacak, bunun için demokrasiye sığmayan hareketlere girmenin hiç gereği yok.

SIRADAKİ HABER