Sezai Temelli: Kaybedecek saatlerimiz bile yok

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, açlık grevi yapanların sağlık durumunun kritik olduğunu söyledi. Temelli, "Geç kalmamalıyız. Kaybedecek saatlerimiz bile yok" dedi.

© HDP
Sezai Temelli: Kaybedecek saatlerimiz bile yok

HDP, kayyım atanan belediyelerle ilgili derlediği raporu yayımladı. Raporun sunumunun yapıldığı toplantıda konuşma yapan HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, “Aslında bir utancı teşhir edeceğiz, halklarımıza dayatılan bir utancı teşhir edeceğiz. Kayyım raporuyla bu topraklara, bu kadim halklara yaşatılan utancı sizlerle paylaşacağız” dedi.

‘ARKADAŞLARIMIZIN DURUMU KRİTİK’

“Önce belki de kayyıma giden sürece giden gelişmeleri anlatmak istiyorum” diyen Temelli, şunları söyledi:

“Sayın Öcalan 20 yıldır tecrit koşullarındadır. 5 Nisan 2015’ten bugüne kadar da ağırlaştırılmış tecrit koşulları altındadır. Ağırlaştırılmış tecrit koşulları, bu ülkeye dayatılan büyük bir hukuksuzluktur. Bunu görmezden gelmenin Türkiye’yi nerelere sürüklediğini hep birlikte yaşıyoruz. İşte eğer bugün kayyımlar üzerine konuşuyorsak, Türkiye’nin her yerinde kayyımlaşmış bir zihniyetin dayatmaları üzerine konuşuyorsak burada en önemli eşiklerden biri 5 Nisan 2015’tir.”

HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven ile cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin “tecrit kaldırılsın” talebiyle açlık grevi yaptığını hatırlatan Temelli, “Geç kalmamalıyız. Kaybedecek saatlerimiz bile yok. Arkadaşlarımızın durumu kritiktir. ‘Ceza İnfaz Kanunu’nda ne yazıyorsa onun gereğini yerine getirin’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

’28 ŞUBAT’TA BAŞÖRTÜSÜ İÇİN YAN YANA GELEBİLİYORDUK’

28 Şubat 1997 askeri müdahalesinin yıl dönümü olduğunu dile getiren Sezai Temelli, “Türkiye, 1997 yılının 28 Şubat’ına tank sesleriyle uyandı. O gün bu darbeye karşı çıkanlar, ‘bin yıl sürecek’ denilen bu darbeye karşı özgürlükten yana konuşanların bir kısmı bugün iktidardadır. Ve maalesef o darbe mekaniğinin çarklarından oldular ve ülkeye baskıyı, zulmü kendileri dayatıyorlar” diye konuştu.

İnsanların inançlarına göre giyinebilmesinin hakları olduğunu belirten Temelli, “1997’yi hatırladığımızda, insanların düşüncelerinden, inançlarından dolayı siyasetten dışlanamayacakları, adaletsizliğe uğramamaları gerektiğini söyleyebiliyorduk. Üniversitelerdeki başörtülü öğrencilerimiz konusunda mücadele verirken yan yana gelebiliyorduk. Çünkü insanlar nasıl inanıyorsa öyle yaşamalı ve inançlarına göre giyinebilmeliler. Özgürlük ve adalet hepimiz içindir” dedi.

‘DOLMABAHÇE MUTABAKATI BİR ARADA YAŞAMA DAVET EDİYORDU’

“Evet bir önemli tarih de 28 Şubat 2015’tir. Yani, 10 maddelik Dolmabahçe Mutabakatı’nın açıklandığı tarihtir” diyen Temelli şöyle devam etti:

“10 maddelik mutabakat aslında Türkiye’yi bir şeye davet ediyordu. Bir arada yaşamaya davet ediyordu, bir toplum sözleşmesine davet ediyordu. ‘Eşit yurttaşlık temelinde, çoğulcu, laik, demokratik cumhuriyeti nasıl inşa edebiliriz?’ sorusunun yanıtını veren bir manifestoydu. Tüm Türkiye halklarının cumhuriyet tarihi boyunca aradığı çözümü, zemini oluşturma gayretindeydi. Peki ne oldu? Barışı kalıcılaştırmanın mutabakatı yok sayıldı. 5 Nisan 2015’te başlayan ağırlaştırılmış mutlak tecrit koşullarıyla, bir daha açılmamak üzere iktidar nezdinde yok sayıldı.”

‘MUTABAKAT HALKIN HAFIZASINA KAZINDI’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mutabakat açıklandığında “Bu hasretle beklediğimiz bir çağrıdır” dediğini hatırlatan Sezai Temelli, “O inkar etmiş olabilir ama Dolmabahçe Mutabakatı bu halkın hafızasına kazınmıştır. Türkiye halkları, başta Kürt halkı olmak üzere, asla Dolmabahçe Mutabakatı’nı inkar etmeyecektir. Eğer tarih farklı akabilseydi, Dolmabahçe Mutabakatı’nın imzalandığı 28 Şubat 2015 tarihinden bu yana tarih farklı akabilseydi, bunca acı yaşanır mıydı? Bunca savaş, zulüm yaşanır mıydı?” şeklinde konuştu.

Türkiye yerel seçimlere “tarihinde hiç olmadığı kadar büyük bir çöküntü içinde” gittiğini savunan Temelli, “Dolmabahçe Mutabakatı aslında Türkiye’nin makus talihi olan darbe mekaniklerinden kurtulması için önemli bir eşikti. Bunu elinin tersiyle reddedenler, Türkiye’yi bir darbe sürecine daha sürüklemiştir. Bunca kriz varsa bunun müsebbibi de tabii ki bu iktidardır” dedi.

‘CUMHURBAŞKANI ÜLKEYİ BÖLEN BİR PAYLAŞIM YAPTI’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Zillet ittifakı Kandil’in ve Pensilvanya’nın güdümündedir” şeklindeki Twitter paylaşımını eleştiren Sezai Temelli, “Cumhurbaşkanı sosyal medya hesabından ülkeyi tam ortadan bölen bir paylaşımda bulundu. ‘HDP teröristtir, bölücüdür’ diyor. Hayır biz bölücü falan değiliz. HDP suçlu bir parti değil. Cumhurbaşkanı bu ülkeyi tam ikiye bölme peşindedir. Bir ülkeyi bölmek istiyorsanız önce toplumu, halkları, insanları bölersiniz” ifadelerini kullandı.

“Aslında bugün karşı karşıya olduğumuz bu kayyımlar, Zilan ve Dersim katliamlarını bize hatırlatıyor” diyen Temelli, “Ve devlet de bu aklın devamını AKP’nin temsil ettiğini görüyoruz. Tam da o çözüm sürecinin olduğu demokratik süreç içinde AKP’nin yarattığı çöktürme planı dediğimiz meseleyi bize hatırlatıyor” diye konuştu.

‘YEREL YÖNETİMLERDE İKTİDARA GELECEĞİZ’

31 Mart’ta kayyım atanan belediyelerde seçimi kazanacaklarını vaat eden Sezai Temelli, “Belediyelerimizi geri almakla kalmayacağız. Belediyeler zaten belediyelere benzemiyordu. Önünde TOMA’lar, güvenlik duvarlarıyla, silahlı güçlerin engellemeleriyle birer karakola benziyordu. Bunları yeniden kentimizin belediye binalarına çevireceğiz. Ama sadece 96 belediyeyi geri almakla kalmayacağız, çok daha ötesinde belediyelerde yerel yönetimlerde iktidara geleceğiz” dedi. (HABER MERKEZİ)

SIRADAKİ HABER