TBMM Başkanı Şentop: Çok sesliliği yansıtan özgür basın, demokrasinin olmazsa olmaz unsurudur

"Basın mensuplarının yaptıkları görevin ehemmiyetini çok yakın zamanda 15 Temmuz’da darbe teşebbüsü sırasında bir kez daha gördük"

© AA
TBMM Başkanı Şentop: Çok sesliliği yansıtan özgür basın, demokrasinin olmazsa olmaz unsurudur

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, parlamento muhabirleri ile iftar yemeğinde bir araya geldi. Şentop, "Demokrasilerin en önemli yanı, çok sesliliğin belli bir armoniye sahip olarak aktarılmasıdır. Çok sesliliği yansıtan özgür basın, demokrasinin olmazsa olmaz unsurudur. Doğru haber peşinde uykusuz geçirdiğiniz gecelere biz de şahit olduk. Milletimize hazırladığınız haberleri mümkün olduğunca objektif yansıttığınızı ve en önemlisi de etik kuralları önemsediğinizi biliyorum. Türk basını, bu konuda rüştünü birçok olay karşısında ispat etmiştir” diye konuştu.

İftar sonrasında kısa bir konuşma yapan Şentop'un açıklamaları şöyle:

"Göreviniz son derece önemli"
“Milli iradenin evinde başta milli iradenin temsilcileri olmak üzere, personelimiz, siz basın mensupları milletimize hizmet etmek için gayret sarf ediyoruz. Ankara gündemi milletimiz tarafından takip ediliyor. Siz de meydana gelen gelişmeleri milletimizin bilgisine sunuyorsunuz. Göreviniz son derece kutsal ve önemli... Basınımızın İstiklal Savaşı sırasında gelişmeleri doğru yayınlaması neticesinde, ‘ya ölüm ya istiklal’ nidası bütün dünyada nasıl yankılandığını unutmak mümkün değildir…

Bugün de Rusya ve Ukrayna arasında cereyan eden savaşta savaş tablosunu gösteren şey genel olarak basının savaşla ilgili tutumudur.

"Mütareke basınına karşı savaş vermişlerdi"
Mehmetçik cephede kanıyla, canıyla savaşırken İstiklal Harbimiz döneminde, basın mensuplarımız da hiç şüphesiz kalemleriyle gazetecilik namuslarıyla düşmana ve onun sesi olan bazı mütareke basınına karşı savaş vermişlerdi.

"Basın mensuplarının görevinin ehemmiyetini 15 Temmuz'da bir kez daha gördük"
Basın mensuplarının yaptıkları görevin ehemmiyetini çok yakın zamanda 15 Temmuz’da darbe teşebbüsü sırasında bir kez daha gördük. Darbecilerin tankla, helikopterle basın kuruluşlarına öncelikle operasyon düzenlemeye çalışmaları, yalan haberlerle bu milletin iradesini kırmaya çalışmaları o meşum gecede cesur gazetecilerin, siyasetçilerin, bürokratların sesi olmaları ve buna binaen milletimizin demokrasiye ve kendi iradesine gösterdiği yüksek bağlılık sayesinde darbe teşebbüsü akamete uğratılmıştır.

"Önemli bir parçasısınız"
Yaklaşık 150 yıllık demokrasi tarihine sahibiz, sizler de demokrasinin olmazsa olmazı basın mensupları olarak bu büyük yapının önemli bir parçasısınız. Basın, toplumu bilgilendiren, bazen uyaran, hatta koruyan çok önemli bir yere sahiptir… Sizler ve biz siyasiler, görünenden daha önemli birlikteliğe, düzeyli seviyeli bir ilişkiye mecburuz. Ülkemizin basın tarihi 1864’e dayanmaktadır. Bu kadim tarih bu ülkenin demokrasi şifrelerinin belirlenmesi bakımından hepimiz için çok önemlidir. Bugüne kadar bütün anayasalarımızla basın özgürlüğünün, temel hak ve özgürlükler başlığı altında düzenlenmesi ile iftihar edebiliriz…

"Basın toplumu bilgilendiren bazen uyaran çok önemli bir yere sahiptir"
Demokrasilerin en önemli yanı, çok sesliliğin belli bir armoniye sahip olarak aktarılmasıdır. Çok sesliliği yansıtan özgür basın, demokrasinin olmazsa olmaz unsurudur. Doğru haber peşinde uykusuz geçirdiğiniz gecelere biz de şahit olduk. Milletimize hazırladığınız haberleri mümkün olduğunca objektif yansıttığınızı ve en önemlisi de etik kuralları önemsediğinizi biliyorum. Türk basını, bu konuda rüştünü birçok olay karşısında ispat etmiştir. İnsanların haber alma hakkını sağlayan, doğru, ilkeli ve tarafsız görev anlayışıyla kamuoyunu bilgilendiren basın, toplumun demokratik hukuk devletine inancını perçinleyen bir okul gibidir. Gazetecilik; temelinde merak etmeyi barındıran, içinde yaşadığı toplumun özellikle yakın tarihi konusunda bilgi birikimine hakim olmayı gerektiren bir meslektir. Sıkı gazete okurlarının, ömürleri boyunca kendilerine ciddi bir kültür dünyası oluşturduklarını çoğu zaman müşahede ediyoruz.

"Devletin sağlıklı işleyebilmesi için birbirini sürekli denetleyen mekanizmalar zincirinin oluşması gerektiği"
Yasama, yürütme ve yargıdan sonra medyaya dördüncü güç olarak bakılması tesadüf değildir. Latin ozan Decimus ‘gözetleyenleri kim gözetleyecek’ veya ‘bekçileri kim bekleyecek’ diyerek esasen devlet mekanizmasının sağlıklı işleyebilmesi için birbirini sürekli denetleyen bir mekanizmalar zincirinin oluşması gerektiğini binyıllar öncesinden bütün insanlığa söylemiştir. İşte özgür basın; yasama, yürütme yargı erklerini kullanan ve kamu gücünü elinde tutanları bir nevi gözetleyerek yapılan yanlışları tespit eder ve gücün esas sahibi olan milleti tehlikelere karşı uyarma işlevini yerine getirir.

SIRADAKİ HABER