Doç. Dr. Hüseyin Aksoy'dan hamileler için 'aşı' uyarısı: "Hiçbirinin bir doz aşısı bile yok"

Kayseri Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği Sorumlusu Doç. Dr. Hüseyin Aksoy, gebelerin aşı olmadığına dikkati çekerek "Şu anda 25-26 gebemiz koronavirüsten yatıyor. Hiçbirinin bir doz aşısı bile yok" dedi.

© shu
Doç. Dr. Hüseyin Aksoy'dan hamileler için 'aşı' uyarısı: "Hiçbirinin bir doz aşısı bile yok"

Kayseri Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği Sorumlusu Doç. Dr. Hüseyin Aksoy, son dönemde gebelerde artan koronavirüs vakaları hakkında konuştu.

Anne adaylarının aşı yaptırmadığını belirten Aksoy, "4'üncü pik dediğimiz şey; aşısızların salgınına dönmüş durumda. Bu grupta bence en riskli olanlar, aşısız gebelerimiz. Çünkü gebelerde aşılanma oranı çok düşük. Şu anda da 25-26 gebemiz koronavirüsten yatıyor. Hiçbirinin bir doz aşısı bile yok. O yüzden gebelerdeki aşılama oranını artırmak durumundayız. Gebeler bu hastalığa çok daha duyarlı. Neden duyarlılar? Gebelikte bazı fizyolojik değişiklikler oluyor. Mesela akciğer kapasitemiz azalıyor. Bu hastalık, direkt akciğeri etkilediği için gebeler daha riskli bir grupta bulunuyor. Bu hastalıkta gebelik anlamında değişiklikler oluyor" diye konuştu.

"ENTÜBE ORANLARI 3 KAT DAHA FAZLA"
Doç. Dr. Aksoy, gebelerin aşı olmaktan çekindiğini söyleyerek "Gebeler, aşı olma konusunda çok tereddüt yaşıyor. Bu hastalık için gebelik risk faktörü. Hastalığın şiddetli geçmesinde gebelik önemli bir faktör. Gebelerde yoğun bakıma yatma oranı 3 kat daha fazla. Entübe oranları 3 kat daha fazla. Ölüm oranları ne yazık ki 2 kat daha fazla. Aynı yaş grubu ile karşılaştırıldığı zaman, gebeyseniz ölüm oranınız 2 kat daha fazla oluyor. Yoğun bakıma girme ihtimalinizde 2 kat daha fazla artıyor. Peki elimizde ne var? En önemli silahımız, aşı. Ne kadar çok insanı aşılarsak, o kadar bu hastalıktan kurtulacağız. Bu konuda gebelerde istediğimiz düzeye yaklaşamadık" ifadelerini kullandı.

"GEBELER MUTLAKA AŞI YAPTIRMALI"
Aksoy, gebelerin aşılanmasıyla ilgili ellerinde verilerin olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: "Gebelikte bu hastalığı geçirirseniz, erken doğum riskiniz daha fazla oluyor. Anne karnında bebek ölümü riskiniz de çok daha fazla. Sezaryen ve gebelik zehirlenmesi riskiniz yine çok daha fazla. Gebelikte aşılanma, bizim üzerinde önemle durmamız gereken bir konu. Tabii insanların aklında hep 'gebeyim, aşı olursam ne olur? Çocuğuma acaba bir zarar verir mi?' diyerek bir endişe geliyor. Şu anda elimizde inanılmaz bir veri var. Özellikle Amerika ve Avrupa'dan elde ettiğimiz datalarda bu aşıların gebelikte rahatlıkla kullanılabileceği konusunda bir veri birikimi başladı. Dünyada bu konuyla ilgili bütün uzmanlar, gebelikte aşılanmanın gerektiğiyle ilgili aynı fikri paylaşıyor. Bunda en ufak bir şüphe yok. Gebe olanlar mutlaka aşısını yaptırmalıdır."

"92 BİN HAMİLE ÜZERİNDE YAPILMIŞ ÇALIŞMA VAR"
Gebelerin aşı yaptırmasında herhangi bir sakıncanın olmadığını ifade eden Aksoy, "Gebelerde aşı yapıldığı zaman ne oluyor? Bir kere elimizde bununla ilgili çok sayıda çalışma var. Çocuk sağlığı açısından hiçbir sıkıntı yaşamıyorlar. Aşılı 92 bin gebe üzerinde yapılmış bir çalışma var. Düşük oranları gebe olmayanlarla aynı seviyede bulunuyor. Mesela gebe, iki doz aşısını olmuş ve doğurmuş. Bunların verileri elimizde var. 'Acaba çocuklarda bir sıkıntı yaşanmış mı?' deniliyor. Kesinlikle bir sıkıntı yaşamadıkları görülüyor" dedi.

"DELTA VARYANTININ ETKİSİYLE SAYI İNANILMAZ ARTTI"
Delta varyantının gebeleri de etkilediğini belirten Aksoy, şöyle devam etti:

"Türkiye'de ilk vaka Mart 2020'de görüldü. O dönemde de gebe hastalarımız oluyordu ama sayı çok azdı. Çok hafif seyrediyordu ama şu anda muhtemel delta varyantının etkisiyle de sayı, inanılmaz derecede artmış durumda. Hastaların ciddiyeti ve yoğun bakıma yatış, gebeler arasında inanılmaz derecede artmış durumda. Bir anda hastanın seyri çok iyiyken, çok kötüye gidebiliyor. Bunda da delta varyantının etkisi var gibi gözüküyor. Çünkü bunu karşılaştırma imkanı buluyoruz. 2020 ortalarına göre, hem hastalık sayısında hem de gördüğümüz hastaların klinik şiddetinde ne yazık ki olumsuz bir artış söz konusu."

SIRADAKİ HABER