Politikada Güvenilir Olma Ve Toplumsal Sorunlar

Toplumsal Sorunlar

© Arşiv
Politikada Güvenilir Olma Ve Toplumsal Sorunlar

Politika kavramı insanlık tarihi  kadar eski bir kavramdır. Çünkü politika insanların  yaşama  ve doğaya  egemen olmasıyla  hayat bulmuştur. Yani bir bütünen toplumsal çalışma ve üretme ve hayatı organize  etmek  demektir.Ancak politika bir süre sonra el değiştirmiştir. Politika topluma ait bir çalışma üretme  ve yönetimsel değerken tutarlılığını  korumuştur. Politika kavram olarak devleti ve ülkeyi yönetme olarak bilinir. Aslında bir bakıma öyledirde. Ancak politikanın esas amacı sadece devleti oluşturan kurum ve kuruluşları yönetmek değildir. Yani bürokrasi,askeriye, meclis  hükümet  bakanlıklar ve onlara bağlı daha bir dizi küçüklü büyüklü alt idari birimlerin sadece kendi sınırları içerisinde yaptıkları günlük rutin işler değildir. Politika esasen toplumsal çalışma,üretim,emek  ve yaşamın bir bütünen organize edilmesidir.Bir ülkede politikacılar toplumsal yaşamdan kopuk, halkla ilgisi olmayan basit,ucuz bireysel çıkar ve hesaplar peşinde koşuyorlarsa o ülkede politika  çoktan  kendi hedefinden uzaklaşmış demektir.Politikada tutarlı olmak  politikayı  toplumsal sorunların çözüldüğü bir sanat haline getirmekle mümkündür. Toplumun en temel sorunlarını çözdünüz mü? Toplumun ev, iş, konut, eğitim, sağlık, yönetime [siyasete] katılma sorununu çözdünüz mü? Devleti  halka, topluma hizmet eden bir araca dönüştürdünüzmü? Türkiye'de [Anadolu'da-Mezopotamya'da] yaşayan farklı uluslara kimliklere, dillere, kültürlere  saygı gösterip yasal ve anayasal olarak  kabul ettinizmi? Bu saydıklarımın hiç birisi  Türkiye'de yok . Bu durumda demek ki Türkiye'de politika içi boşaltılmış bir ceviz kabuğuna dönüştürülmüş. Politika rantın, rüşvetin, yolsuzluğun, cep doldurmanın, hırsızlık yapmanın, halkı kandırmanın, insanlara yalan söylemenin ta kendisi olmuş. Bir ülkede politikayı sadece  seçilmişler yaparsa  o ülkede herşey renk değiştirir. Yani her şey yozlaşır, biter, çürür. Bir ülkede halk yarı aç yarı tok asgari ücrete talim ediyorsa  yönetenlerde Zevki sefa yaşıyorlarsa hiltonlarda villalarda köşklerde, işte o ülkede politika çoktan halkı aldatmanın, ezmenin, sömürmenin aracı ve  maskesi haline getirilmiştir. Bu şartlarda yaşayan insan toplulukları mevcut tutarsız politikadan zarar gördükleri için polikayı yalancılık olarak bilirler. Zaten Türkiye'de yediden yetmişe kime politika nedir diye sorsanız size söyleyecekleri tek  şey, politika sahtekarlıktır, yalancılıktır olacaktır. İnsan toplulukları  aldatıla aldatıla adeta kendi gerçekliğini  bile tanıyamaz hale gelmiş. Çünkü kandırılan, aldatılan  insanlar daha kolay yönetilir. Türkiye'de toplum özelliklede Türkler uzunca bir zamandır tutarsız politikanın esiri durumuna gelmiştir, getirilmiştir. Yoksul, fakir toplum adeta tutarsız politikacıların, holdinglerin, şirketlerin, düzen partilerinin   kölesi ve hizmetçisi olmuş. Özelliklede son aylarda üst üste meydana gelen maden ocakları ve buna benzer iş [cinayetleri] kazaları bu gerçekliği bütün çıplaklığıyla gözler önüne sermiştir. Ancak  kötüye karşı iyi,çirkine karşı güzel, yanlışa karşı doğru,ve tutarsız politikaya karşıda tutarlı politikacılık  hayatın bir yerinde ortaya çıkıverir bir kurtarıcı gibi. Çünkü yalancının mumu yatsıya kadar yanar denmiş. Halkı bir yere kadar kandırabilirler. İllaki birileri çıkıp bu sahtekarların bütün yalanlarını ortaya çıkaracaklardır. Her ne kadar tutarsız politikacılar uzun bir zamandır toplumun başına çöreklenip yaşamı kangrene dönüştürmüşlersede artık bu yolun sonuna doğru geliniyor. Politikada güvenilir olma, Türkiye'de HDP ve bütün muhalif  güçlerin eliyle galip gelip, toplumun başına bela olan sahte düzen politikacılığını çöp kutusuna atacaktır. 

Gazeteci yazar kemal söbe

SIRADAKİ HABER