Ertuğrul Özkök: Dikkat, o 'imzasız muhbir' sandığınız kişi olmayabilir

Ertuğrul Özkök, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında Fatih Sultan Mehmet'e ait türbede 'ellerini arkadan bağlayarak

© AA
Ertuğrul Özkök: Dikkat, o 'imzasız muhbir' sandığınız kişi olmayabilir

Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Ekrem İmamoğlu hakkında başlatılan ön incelemeyi değerlendirirken "Muhbir vatandaşa dikkat etmekte yarar var. Bazen kendinizden yana sandığınız bir 'muhbir vatandaş' çok başka biri çıkabilir" dedi.

Hürriyet gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında Fatih Sultan Mehmet'e ait türbede 'ellerini arkadan bağlayarak yürüdüğü' ve 'HDP'li belediye başkanlarını ziyaret ettiği' gerekçesiyle başlatılan ön incelemeyi değerlendirdi.

Haberi ilk okuduğunda "Olmaz öyle şey" deyip üzerinde durmadığını, konuştuğu bazı AK Partililerin de kendisiyle aynı görüşte olduğunu belirten Özkök, sonradan işin aslının anlaşıldığını yazdı.

"Meğer Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) böyle bir ihbar gelmiş ve onlar da bunu savcılığa iletmişler. Savcılık da İçişleri Bakanlığı'ndan soruşturma izni istemiş. Bakanlık izin verecek mi bilmiyorum" diyen Özkök, "Ancak bu haberi okuduktan ve Gürbüz’ün bu konudaki çizimini de gördükten sonra aklıma eski başbakan rahmetli Bülent Ecevit geldi. Ecevit başbakanlığı sırasında bütün devlete bir genelge yayınlayıp şunu bildirmişti: 'Bundan böyle imzasız ihbarlar dikkate alınmayacak.' Çok haklıydı ve ben de onu kuvvetli şekilde destekleyen bir yazı yazmıştım" ifadesini kullandı.

'İmzasız ihbarlar ve böyle elleri arkadan bağlama gibi ihbarlar dikkate alınmamalı'
Özkök, 1960 darbesinden bu güne Türkiye tarihini izlediğini ve ülkenin bu 'ihbarcılıktan çok çektiğini' belirtti. Bu furyanın 27 Mayıs darbesinden sonra başladığını ifade eden Özkök, "Komşular komşuları ihbar etti. Sonra 12 Mart ara rejimi, 12 Eylül, 28 Şubat, Ergenekon davaları ve 15 Temmuz darbesinden sonra büyük bir ihbar furyası yaşandı. Ve bu mekanizma çok istismar edildi. Yüz binlerce insanın hayatı asılsız iftiralarla kaydırıldı. Neticede bu ihbar furyalarının faturası da hep iktidarlara çıktı" diye yazdı. Özkök, şöyle devam etti:

"Ecevit haklıydı. Çünkü özel kan davasını, şahsi menfaatini iftiraya çevirip bunu ihbar haline getirmenin de bir bedeli olmalı. Onun için de önce ihbar eden kişinin gerçek olup olmadığı araştırılmalı. İmzasız ihbarlar ve böyle elleri arkadan bağlama gibi ihbarlar da dikkate alınmamalı. Halk bu gibi zorlamaları pek hoş karşılamıyor.

İstanbul belediye seçimlerinde bir ilçe belediye başkanının İmamoğlu için ortaya attığı 'Yunan' suçlamasının nasıl karşılandığı ortada. Bir iletişim faciasıydı ve ters tepti. O yüzden 'muhbir vatandaşa' dikkat etmekte yarar var. Bazen kendinizden yana sandığınız bir 'muhbir vatandaş' çok başka biri çıkabilir."

SIRADAKİ HABER