Kürtler siyasi tercihlerini yapabilecek düzeye geldiler

Kürtlerin ulus olarak inkar edildikleri, katledildikleri, asimile edilmek istendikleri bir gerçektir. Kürtlerinde bu inkara, katliama, asimilasyona karşı mücadele ettikleride bir gerçektir. Kürtler, ilk kez 1990'lı yıllarda başlayarak örgütlü bir tarzda çeşitli siyasi yapılarla yasal zeminde mücadele hayatına başladıkları biliniyor. HDP'nin ilk çıkışı, 1990'da HEP adıyla oldu. Sonrası da zaten biliniyor, çok sayıda parti kuruldu kapatıldı, yasaklandı, partinin çok sayıda yöneticisi, üyesi, çalışanı öldürüldü, tutuklandı ve son zamanlarda HDP'ye de kapatma davası açıldı. Kürt yoktur diyenler, Kürt oyları üzerinde hesaplar yapmaya, kararlar almaya başladılar. Kürtleri inkar eden inkar ve rant siyasetçileri, Kürtlerin ayağına kadar gidip Kürt olduklarını bile söylediler, oy almak için yalvardırlar.

© TWITTER
Kürtler siyasi tercihlerini yapabilecek düzeye geldiler

Kürtleri kaybetmeyi bir türlü hazmedemeyen inkar rejimi, bir taraftan Kürt avına çıkarken bir taraftanda Kürt oylarını almak için kendi sözcülerini Kürtlerin ayağına gönderiyor. Mehmet Metiner gibi bir hain, sanki Kürtler ne yapacaklarını bilmiyorlarda, istemeyerek HDP'ye gidiyorlarmış gibi konuşuyor. İnkar rejimi tarafından Kürtlere her türlü kötülük yapılıyor. Kürtler kendi kurtuluşlarını, demokrasiyi ve özgürlüğü HDP'de gördükleri için, HDP'yi tercih ediyorlar. Yani Kürtlerde zorla HDP'ye gitme gibi bir durum söz konusu değil. Kürtler inkar edilmeselerdi, ulus olarak tanınsalardı, Türklerin ulus olarak sahip olduğu haklara sahip olsalardı, Türkiye demokratik bir ülke olsaydı, ne devrimci halk savaşına gerek kalırdı nede farklı mücadele yollarına. Kürtler bu inkar ve imha durumunda direnmeselerdi de ne yapsalardı, kurbanlık kuzu gibi boynunu inkar bıçağının altına mı koysalardı??
***
HDP Kürt partisi değildir ama Kürtlerin ulus olmaktan kaynaklı haklarına, Türk halkının ve işçilerin, çiftçilerin de sınıfsal sorunlarına ve Türkiye'nin bütün sorunlarına çözümleyici yaklaşıyor, çözümleyici politikalar üretiyor. HDP artık Anadolu'nun her köşesinde bir umut haline gelmiş, halkların kurtuluş gücü olmuştur. Türkiye'de demokrasinin gücü HDP'dir. HDP kapatılmakla bitmez daha çok çoğalır, kitleselleşir. HDP'nin toplumsal zemini sağlamdır ve gün geçtikçe de daha çok güçleniyor. Türkiye halklarının HDP siyasetine ihtiyaçları var. Rant-düzen partilerinin halka verecekleri hiçbir şeyleri yoktur, olmamıştır. Bu rant-düzen partilerinin sermaye sınıfına hizmet ettiklerini bu halk anladı artık, anlıyor. Türkiye halkları, demokrasi sorununu HDP'nin çözeceğini anlamış bulunuyor ve HDP'nin zemini günden güne genişliyor.
***
Bu durum AKP-MHP rejimini korkutuyor. Çünkü HDP Türkiye'de siyasi güç haline gelirse, bu durum, demokrasiyi inşa eder, ülkenin bütün sorunlarını çözer. HDP güçlendikçe, kan ve rant siyasetinde beslenen çete-mafya siyaseti çöküşü yaşar. AKP-MHP'nin, HDP'ye her fırsatta saldırmasının nedeni budur. Bazı aklı eksikler, sanki Kürtler ne yaptıklarını bilmiyorlarmış, HDP'ye istemeyerek gidiyorlarmış, destek veriyorlarmış gibi konuşuyorlar. Kürtler, gayet bilinçli bir halk haline gelip ne yaptıklarınıda çok iyi biliyorlar. Kürtler, kendi irade ve istekleri dışında HDP'ye gitmiyorlar, destek vermiyorlar. HDP'ye gitme kendi irade ve istekleriyle oluyor. Bundan dolayı HDP halktır, halkta HDP'dir. Kendi kurtuluşunu demokraside gören herkes HDP'ye gidebilir. İster Kürt olsun, ister Türk olsun, eğer ki demokrasiye ve özgürlüğe susamışsa, bunun yeri ve adresi bellidir.
***
Kürt halkı milliyetçilikten uzak, demokrasiye ve halkların kardeşliğine inanmış, bu uğurda mücadele eden ve bedel ödeyen bir halktır. Kürt halkı demokrasi ve özgürlük ışığında kendini eğitmiş bir halktır. Kürt halkının ve Türkiye halkının demokrasi ve özgürlük özlemi HDP'yi var etti, Kürt halkı ve Türkiye halkı var olduğu sürece, HDP bitmeyecektir. Son birkaç yıldır HDP Türkiye halkı içinde de güçlenmeye başlamıştır. Bu durum, AKP-MHP rejimini daha çok korkutuyor. HDP Türkiye'de demokrasi gücü olarak daha çok büyüyecektir. HDP büyüdükçe, rant ve mafya partileri bitecektir. Devlet Bahçeli denen mafya liderinin bağırıp çağırması, '' HDP kapatılmalı'' demesi bundan dolayıdır. Devlet Bahçeli denen mafya lideri, sermayenin eli kanlı bir sopası olarak 50 yıldır, devrimci, demokrasi güçlerine karşı kullanılıyor.
***
Türkiye demokrasiye kavuşursa, başta Kürt sorunu ve emek sorunu olmak üzere bütün sorunlar çözülürse, devlet demokratikleştirilir ve halkın devlet mekanizması üstüne denetleme gücü gelişir ve bu durumda, eli kanlı bu cinayet şebekesi yaşam alanı bulamaz, yok olur. Devlet demokratikleşmediği ve faşizan bir aygıt olarak kaldığı sürece, MHP denilen bu eli kanlı cinayet şebekesi varlığını bir sopa olarak sürdürür. MHP normal bir parti değildir. Parti maskesi giydirilmiş bir mafya ve cinayet örgütüdür. HDP'ye saldırmalarının nedeni, bir sopa olarak kullanılmasıdır. Türkiye demokratikleşirse, MHP ve rant partileri biter. Türkiye aydınlığa kavuşursa yarasa siyaseti yapanlar iflas ederler.  AKP-MHP rejiminin iflas fişini çekecek olan güç, HDP'dir. Kürt halkı HDP'nin arkasındadır ve HDP Türkiye'de demokrasiyi inşa etme konusunda iddialıdır, kararlıdır ve bunun mücadelesini yürütüyor.

Kemal Söbe

SIRADAKİ HABER