Washington Post: "Adalet Bakanlığı Muhabirlerimizin Telefon Kayıtlarına El Koydu"

Gazetenin kamuoyuna duyurduğu bu olay, basın kuruluşları ve basın özgürlüğünü savunan kesimlerle federal hükümet arasındaki tartışmayı alevlendireceğe benziyor.

© AP
Washington Post: "Adalet Bakanlığı Muhabirlerimizin Telefon Kayıtlarına El Koydu"

Washington Post gazetesi, Trump Yönetimi döneminde Adalet Bakanlığı’nın üç muhabirinin telefon kayıtlarına gizli mahkeme kararıyla el koyduğunu duyurdu. Muhabirler, Donald Trump’ın 2016 seçimlerinde Rusya’yla arasındaki ilişkileri ele alan federal soruşturmayı inceliyordu.

Gazetenin kamuoyuna duyurduğu bu olay, basın kuruluşları ve basın özgürlüğünü savunan kesimlerle federal hükümet arasındaki tartışmayı alevlendireceğe benziyor. Gazetecilerin haber alma özgürlüğü, ABD’de anayasa güvencesi altında bulunuyor. En son benzer bir olay 2012’de başarısız bir bombalama girişiminin ortaya çıkarıldığı haberi yayınlayan Associated Press muhabir ve editörlerinin telefon kayıtlarına el konması sırasında yaşanmıştı.

Washington Post gazetesinde yönetici editörlük görevine vekalet eden Cameron Barr gazeteye yazdığı bildiride, devletin yetkisinin gazetecilerin iletişimlerine erişme amacıyla kullanılmasının kendilerini rahatsız ettiğini belirterek, Adalet Bakanlığı’ndan bu girişimin nedenlerini açıklamasını istedi.

ABD Adalet Bakanlığı’nın yürüttüğü bu incelemenin, Trump yönetiminin ilk yıllarında ulusal güvenlikle ilgili haberler yazan gazetecilerin kaynaklarını tespit etmeyi amaçladığı sanılıyor. O dönemde Trump kampanyasının, 2016 seçimlerinin sonucunu etkilemesi için Rusya’yla işbirliği yapıp yapmadığı yönünde bir federal soruşturma yürütülüyordu.

Bakanlık, muhabirler Ellen Nakashima, Greg Miller ve o dönem Post’ta çalışan Adam Entous’un telefon kayıtlarına el konulması kararını geçen yıl aldı. Muhabirler 3 Mayıs tarihli resmi bir mektupta Adalet Bakanlığı’nın ev, iş ve cep telefonu kayıtlarına ulaştığı yönünde bilgilendirildi.

Söz konusu kayıtlar 15 Nisan ve 31 Temmuz 2017 tarihlerini kapsıyor. Adalet Bakanlığı, haberlerin medyaya sızdığı dönemlerde, başka çare kalmadığı zaman bu yöntemi istihbarat edinme amacıyla kullanabilme yetkisine sahip. Bakanlık böyle durumlarda gazetecileri bilgilendirse de soruşturmaya müdahale edebileceği ya da ulusal güvenliğe zarar verebileceği gerekçesiyle bu hakkını saklı da tutabiliyor.

ABD Adalet Bakanlığı sözcüsü Marc Raimondi, gizli devlet bilgilerinin medyaya izinsiz sızdırılması durumunda seyrek de olsa gazetecilerin telefon konuşmalarının ve elektronik postaların kayıtlarına hukuki yollardan erişme konusunda yerleşik usulleri uyguladıklarını doğruladı. Bununla birlikte bu iletişimlerin içeriklerine, konuşma kayıtlarına ya da e-posta yazışmalarına erişilmiyor. Söz konusu erişim, konuşma ve yazışmaların tarihi, konuşmaların süresi ve karşı tarafın telefon numarasıyla e-posta adresi gibi üst veri bilgileriyle sınırlı tutuluyor.

Raimondi bu soruşturmaların hedefinin medya çalışanları değil, ulusal güvenlik bilgilerine yasal erişimleri olan ve bu bilgileri yasa dışı bir şekilde medyaya sızdıranlar olduğunu belirtti.

Basın Özgürlüğü için Muhabirler Komitesi başkanı Bruce Brown, muhabirlerin federal yetkililerce el konulan söz konusu telefon kayıtlarının dört yıl öncesine ait olduğuna ama Adalet Bakanlığı tarafından yeni bilgilendirildiklerine dikkati çekerek, bakanlığın bu bilgilere ne zaman ulaştığını da açıklaması gerektiğini savundu.

Adalet Bakanlığı’nın Post muhabirlerine gönderdiği bilgilendirme mektubunda bu gazetecilerin e-posta kayıtlarına da erişilmesine onay veren mahkeme kararı alındığını ancak bu bilgilere hiçbir zaman erişilmediğini belirtiyor.

Washington Post gazetesi de Adalet Bakanlığı’ndan bu soruşturmanın amacını açıklamasını istiyor. Muhabirlerin kayıtlarının el konulduğu tarih aralığı, Trump hükümeti döneminin ilk Adalet Bakanı Jeff Sessions’ın, seçim kampanyası konusunu yine aynı dönem Rusya’nın Washington büyükelçiliğini yapan Sergey Kislyak’la görüştüğü zamana denk geliyor.

ABD Adalet Bakanlığı’nın gazetecileri soruşturma usulleri, Obama Yönetimi’ne bağlı Eric Holder’ın bakanlık yaptığı dönemde yeniden güncellenmiş, ancak yapılan bu güncelleme muğlak ifadeler içerdiği gerekçesiyle eleştirilmişti. Yönetimin değişmesiyle Eric Holder’dan sonra Adalet Bakanlığı görevini devralan Jeff Sessions da 2017’de ulusal güvenlik bilgilerini medyaya sızdıranlara karşı yeni sınırlamalar getirileceğini açıklamıştı.

SIRADAKİ HABER