İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in "İstanbul'u alan Türkiye alamıyormuş" sözlerine ilişkin, "Hem tabandaki o büyük toplumsal ittifakın, İstanbul ittifakının kurulabileceğini hem de siyasi ittifakların da müzakere edilebileceğine olan inancım hala tam. Bu konuşmalar, bu görüşler, ifade edilecektir. Ama günü geldiğinde makul görüşmeler için zeminlerin de oluşabileceğini düşünüyorum. Elbette buna sayın Meral Akşener de dahil” açıklamasını yaptı.

İBB Başkanı Erkem İmamoğlu, Sultanbeyli'de "Anadolu Yakası Çevre Projeleri Temel Atma Töreni"ne katıldı. İmamoğlu tören sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı.

İmamoğlu’na yöneltilen sorular ve yanıtları şöyle:

- Seçim sürecinde Erzurum'daki programda uğradığınız saldırıya ilişkin "taşlı saldırı" şeklinde bir iddianame hazırlandı. Pek çok yorum yapıldı üzerine. İnceleme fırsatınız oldu mu? Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yine üzülüyoruz yargı adına. Yani yargının özellikle yani sanki hiç organize değilmiş gibi bir bakışı atılan cisimlerin, komik tarifleri, işte arkamda duran yol arkadaşım Mustafa'nın dizine gelen taşı ben gördüm. Yaklaşık 20'ye 30 (santimetre) büyüklüğünde bir taş raporları var arkadaşların. Koca korumalı camların kırıldığı yerde böylesi bir iddianameyi üzüntüyle karşılıyorum elbette. Takip ediyoruz, sürecin ucunu bırakmayacağız. Büyük bir ihmal vardı orada. Allah korusun çok kötü sonuçlarla karşılaşabilirdik. Ben o günden beri belki yüzlerce, binlerce noktada Erzurumlu dostlarımın, hemşerilerimin ne kadar üzüntülü olduğunu dinlemiş bir belediye başkanı olarak, bunu zaten o kente mal edilemeyeceğini ve burada kandırılan, aldatılan küçücük çocukların bu işe girişimlerinin arkasında kim olduğunun araştırılması gerektiğini, o dönemin emniyet müdürünün başta olmak üzere, kamu görevlerinin ihmal ettiği hususlarla ilgili de o günle ilgili bütün hukuki süreçlerin, suç duyurularının arkasında durarak da takip edeceğimi buradan beyan edeyim tekrar. Bir iddianameyle bu iş bitmeyecek. Süreci sorgulamaya devam edeceğim.

"Al birini vur ötekine"
Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı'nın açtığı davadan beraat etmiştiniz ama tekrar itiraz edildi. 15 Aralık'a da duruşma verildi. Bununla ilgili ne söyleyeceksiniz?

Kararların al birini vur öbürüne yani. Ne diyelim ki? Bir yandan böyle bir facianın ortasında kalmış bir insanla ilgili ortaya konan bir iddianame. Öbür taraftan da yani 'Şu adama bak' lafı üzerinden ya da buna benzer saçma sapan ki ne yazık ki bir belediye başkanı değil, tavırlarıyla davranışlarıyla. O gün de orada insanları kışkırtan, bakın o gün söylediği yalan ifadeler üzerinden o projeler bitirildi, insanlara teslim edildi konut projeleri. Sadece provoke etmek için oraya gelen bir insan. Hiç belediye başkanlığı kimliğine yakışmayan, mesleğine de yakışmayan bir duruşuyla hareket etti hala da öyle ediyor. Üzüntü ile söylüyorum ki bir partisinde ben acaba nereye gelirim bir adım daha yukarı çıkabilir miyim diye bütün marifetini kötü düşünceye ve kötü akla yoran Tuzla'nın belediye başkanını Allah'a havale ediyorum. Tuzla halkına ve İstanbulluların vicdanına havale ediyorum. Yani dava dediğimiz şey aynen işte Erzurum'da verilen kararla ya da iddianameyle orada alınan bu kararı al birine vur ötekine diyorum başka bir şey değil yargıyla ilgili.

İttifak açıklaması: İnancım tam 
İstanbul İttifakı'ndan söz etmiştiniz, Akşener'in kapıları kapatmayacağını söylemiştiniz ama dün Akşener'in bir açıklaması oldu "İstanbul'u alan Türkiye alamıyormuş" diye. Bununla ilgili, ittifakla ilgili ne söylemek istersiniz? Akşener'le bir görüşmeniz olacak mı?

Daha önce de söyledim hani, bu liderler seviyelerindeki olan münazaralara ya da birtakım görüşlere buradan söz söylemeyi kendi adıma doğru bulmuyorum. Ama biz 2019’da yaptığımız sağlıklı ittifakın temelinde gerçekten bir İstanbul İttifakı vardı ve bunun özünde büyük bir toplumsal ittifak oluşmuştu. Zaten o başarı İstanbul'a tarihi bir demokrasi zaferini, başarısını yaşattı. Yüzde 55’e yakın bir oyla bir belediye başkanı seçildi işin ucunda ve bütün kötülükleri bertaraf etti. Bütün demokrasiye yapılmak istenen ağır darbeleri ortadan kaldırdık. Bu bağlamda önemli bir sonuç ve önemli bir ittifak süreciydi. Ben bu yönüyle bu hem tabandaki o büyük toplumsal ittifakın, İstanbul ittifakının kurulabileceğini hem de siyasi ittifakların da müzakere edilebileceğine olan inancım hala tam. Bu konuşmalar, bu görüşler, ifade edilecektir. Ama günü geldiğinde makul görüşmeler için zeminlerin de oluşabileceğini düşünüyorum. Elbette buna sayın Meral Akşener de dahil.

"Tamamen muhataplarıyla görüşüyorum"
CHP'de İstanbul'daki ilçe başkanları toplantısına katılmak istediğinizi ancak bu talebin genel merkez tarafından reddedildiği söylenmişti. Sizin de basına yansıyan bir görüntünüz var. O toplantıya neden katılmak istemiştiniz? Neden talep reddedildi?

Parti içi diyalogları basına dönük münazara etmeyi ve müzakere etmeyi doğru bulmuyorum. Olan konular ya da bu birtakım yanlışları, bu tür süreçleri ben tamamen muhataplarıyla birebir görüşüyorum. Bu ister sayın genel başkanımız olsun ister diğer makam sahipleri olsun. Onun için bu sorunuza cevap veremeyeceğim.