Stresi yok saymak yerine baş etmeyi öğrenmek gerektiğini söyleyen Psikiyatri Uzmanı, Uzm. Dr. Ecem Çelik, “Stres; kişinin baş edemeyeceği ve çok zorlandığını düşündüğü durumlarda verdiği tepki, cevaplar ve davranışların tümü olarak tanımlanır. Vücutta belirli biyolojik, fiziksel ve bilişsel reaksiyonların gelişimini tetikleyen, kişiyi anlık olarak bir tehditle veya mücadele gerektirecek bir sorunla karşı karşıya bırakan koşullarda ortaya çıkan durumu ifade eder. Stres oluşturan bir koşulda vücut savaş ya da kaç cevabı göstererek kendini koşula hazırlar. Stres birçok olumsuz etkinin yanı sıra bağışıklık sistemini düşüren etmenlerden biridir. Stresi yok saymak yerine stresle baş etmeyi öğrenmek gerekir” dedi.

Stres tepkilerinin, vücudunuzun yeni durumlara uyum sağlamasına yardımcı olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Ecem Çelik, “Stresin birçok yan etkisi olduğu bir gerçektir. Stresi dozunda yaşayabilmek için onu yönetmeyi öğrenmek gerekir. Böylece onunla nasıl başa çıkacağınızı öğrenerek stresin olumsuz etkilerinden kurtulabilirsiniz” ifadelerini kullandı.

“KRONİK HALE GELEN STRES FİZİKSEL VE ZİHİNSEL ZARARA YOL AÇIYOR”
Stres, kendini tehlikede hisseden kişilerin beyninde ‘savaş’ ya da ‘kaç’ emrinin sinir sistemini alarma geçirmesiyle tanımlandığını belirten Uzm. Dr. Ecem Çelik, “Stres yaşamaya başladığımızda vücudumuz neden olan faktörlere karşı fiziksel ve/veya zihinsel bazı tepkiler üretir. Herkes stresi farklı algıladığı gibi; kişiye özgü şekillerde insan hayatını etkileyebilir. Bir kişinin stres tetikleyicisi bir başkası için stres tetikleyicisi olarak görülmeyebilir. Bununla birlikte, belirli durumlar çoğu insanda daha fazla strese neden olma eğilimindedir ve tükenmişlik riskini artırabilir.

Stres yaşayan kişilerde, uyku problemi, mide veya sindirim problemi yaşayabilir; ajite olma, sinirlenme ve karamsarlık halleri görülebilir, aşırı güven veya tam tersi güvensizlik duyguları yaşanabilir. Kişi uzun süreli strese maruz kaldığında, stres tepkisinin sürekli aktif olması vücudun yıpranmasına neden olabilir. Bu durumda ise duygusal, fiziksel ve davranışsal belirtiler baş gösterir. Kronik hale gelen stres, kişinin kendisiyle ve çevresiyle olan ilişkilerinizi etkileyerek fiziksel ve zihinsel olarak zarar verebilir. Bu nedenle, var olan stresinizi kontrol altına almaya ve zorluklarla başa çıkmaya yardımcı olacak bir yaşam tarzına sahip olmak oldukça önemlidir” açıklamasında bulundu.

“STRESİN FİZİKSEL BELİRTİLERİ DE VAR”
Stresin psikolojik belirtilerinin yanı sıra fiziksel belirtileri olduğunu da söyleyen Uzm. Dr. Ecem Çelik, kişiden kişiye fark göstermekle birlikte genel olarak fiziksel ve psikolojik belirtileri şöyle sıraladı:

“Kişide yoğun kalp çarpıntısı, soluk alıp vermede hızlanma, ağız kuruluğu ve buna bağlı olarak yutkunmada zorlanma, ani sıcak basması, ellerde titreme ve/veya terleme, ter bezi faaliyetlerinin artması, göz bebeklerinin aşırı derecede büyümesi, tansiyonun yükselmesi, kas gerginliği ve bu gerginliğe bağlı ağrılar, mide bulanması, mide yanması, mide asidinin artması, hazımsızlık, kabızlık, ishal gibi sindirim sistemi sorunları, cinsel performansta problemler, halsizlik, uyku sorunları, diş sıkma, diş gıcırdatma, çene kitlenmesi, baş ağrısı görülebilir. Ayrıca bağışıklıkta zayıflama meydana gelebilir. Psikolojik olarak ise odaklanma problemi, dalgınlık, unutkanlık, sinirlilik hali, aşırı endişe, yoğun kaygı, üzgün hissetme, kayıtsızlık tahammülün ve toleransın azalması gibi belirtiler yaşayabilir”

STRES OLMALI, ANCAK DOZUNDA…
“Bir tehditle, tehlikeyle karşılaşıldığında tüm canlıların ortak tepkisi kendini bir eylem için hazırlamaktır: Bu tehlikeyle yüzleşme ya da tehlikeden kaçma. Bu, “savaş ya da kaç” tepkisi olarak adlandırılır. Stres tepkisi de çok doğal sürecin reaksiyonudur. Uygun miktarda stres, insanların hedef oluşturmalarında, belirledikleri hedefler doğrultusunda yönlenmede etkili olur. Bu nedenle stresin olmaması beklenmemelidir” diye açıklama yapan Psikiyatri Uzmanı, Uzm. Dr. Ecem Çelik, “Yoğun stres altında olduğunuzu hissettiğinizde ilk adım olarak nefes alış verişinizi düzenleyip, nefes egzersizleri yapabilirsiniz. Ayrıca günü planlamak, gereğinden fazla sorumluluk almamak, paylaşmak, sağlıklı iletişim kurmak, hobiler ve keyif veren uğraşlarla ilgilenmek stresi yönetme konusunda büyük fayda sağlayacaktır. Ayrıca uzun süre strese maruz kalan kişinin bedeni gergin hale gelir. Bu durumda bedende bazı sorunlar, kas ve eklem ağrıları baş göstermeye başlar. Stres reaksiyonunda artan adrenalini azaltmak için, vücudu gevşetme egzersizleri faydalı olacaktır. Gevşeme halinde vücut daha az enerji harcar ve dinlenme pozisyonuna gelir” dedi ve stres yönetimi için şu 6 ipucunu verdi:

“Birinci adım stresi kabul etmektir.

İkinci adım strese neden olan kaynak ve tetikleyen olay tespit edilmelidir.

Üçüncü adım bu aşamada neler yapılması gerektiği, içinde olunan durumun nasıl değiştirileceğine yönelik doğru sorular sorularak kısa bir analiz yapılmalıdır.

Dördüncü adım, bulunan cevapların ardından uygulamaya geçilmelidir.

Beşinci adım, sorulara bir cevap bulunup bulunmamasına göre değişkenlik gösterebilir. Herhangi bir çözüm bulunamadığı durumlarda kişilerin, bakış açılarını değiştirmeleri, durum ve olaylara karşı daha olumlu bir yaklaşım sağlayabilmeleri gerekmektedir.

Altıncı adım, mevcut yaşam tarzı değiştirilmelidir. Daha çok egzersiz ve dengeli beslenmek kişilerin stres seviyesinin düşmesini sağlayacaktır. Özellikle meditasyon ve nefes egzersizleri, kan basıncının dengelenmesi ile stres seviyesinin düşürülmesinde oldukça etkilidir.

Ayrıca, düzenli beslenmek, kaliteli ve düzenli uyku, hayır demeyi bilmek, sigara ve alkol tüketiminin azaltılması hatta bırakılması, düzenli egzersiz, gün içinde dinlenme molaları vermek genel olarak stresi yönetmek için, yoğun strese maruz kalmamak için çok faydalı rutinler olacaktır.”